iSLami Forum,iSLam Forum,Dini Forum,Dini Konular » iSLam Konuları » Zekat » Zenginle fakir arasındaki köprü ZEKÂT
kayit ol

Zekat Zekat,kimlere verilir ve kimler verir bütün bilgileri bu baslik altinda bulabilirsiniz...

Tags: , , , ,

Zenginle fakir arasındaki köprü ZEKÂT


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 11-05-2009, 01:27 PM   #1 (permalink)
isLamForumLari.COM
 SeCReT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 2.363
Konuları:
Cinsiyet:
Tecrübe Puanı: 10
SeCReT is on a distinguished road
Standart Zenginle fakir arasındaki köprü ZEKÂT

Zekâtın açıktan verilmesi daha faziletli görülmüştür. Çünkü bu şekilde verilmesi, başkalarına bir örnek olur ve teşvik yerine geçer. ‘Kendisi hakkında, zekât vermiyor’ diye, kötü bir zannı da kaldırmış olur.
Ancak kişi kendisi zekâta niyet ettiği halde verdiği şey için “hediye” de diyebilir. Zekât bir farz olduğu için, bunun yerine getirilmesinde gösteriş olmaz. Nafile olarak verilen sadakalarda ise durum bunun tam tersidir. Bunların gizli verilmesi ve gösteriş yapılmasına engel olunması, “sağ elin verdiğini sol elin duymaması” tavsiye edilmiştir. İslam’da, namaz dinin direği, zekât da köprüsü olarak değerlendirilmektedir. İslam’ın beş ana temelinden ikincisi zekâttır. Peygamber’imiz (sas) İslâm’ı anlatmak için gönderdiği davetçilere şöyle buyurmuştur: “Önce Allah’tan başka bir İlâh olmadığını anlatın, kabul ederlerse, benim Allah’ın kulu ve elçisi olduğumu söyleyin, onu da kabul ederlerse, günde beş defa namaz kılmalarının farz olduğunu ve zenginlerinin malında fakirlerin hakkı bulunduğunu anlatın.” (Buharî, Zekât 1) Zekât, Kur’ân-ı Kerîm’de kırka yakın yerde namazın hemen yanı başında zikredilmiş ve namazdan sonra en önemli temel olduğu vurgulanmıştır. Çünkü zekât toplumu düzene koyan, vatandaşlarının sosyal güvenliğini sağlayan en etkili güçtür. Zenginlerin imkanlarından fakirlere doğru sürekli bir akıştır. Zengin fakir arasındaki uçurumun kapanmasına vesile olur. Fakirle zengin arasındaki muhtemel husumeti kırar ve sevgi bağları oluşturur. Zenginin hem günahlarını hem de malını temizler. Toplumu anarşi ortamından kurtarır. Dünyayı düzene koyar, böylece âhirete yol açılır. Zekât zenginlerin lütfen verdikleri bir yardım değil, fakirlerin, onların mallarındaki haklarıdır. Bu yüzden veren minnet bekleyerek vermez, alan da minnet ederek almaz. Vergiler zekât yerine geçmez, çünkü zekâtın alınmasının ve verilmesinin birtakım şartları vardır. Yerini bulmayacağı bilinen zekât geçerli değildir. Zekât fakirin eline mal, altın ya da para olarak bizzat verilmesi gereken şeydir. Akıllı, ergin, Müslüman, zekât için konmuş en az sınır (nisab) üzerinde çoğalır malı bulunan, yani zengin olan ve bu malı, elinde bir yılını dolduran her mükellef, genel olarak kırkta bir, yani yüzde iki buçuk zekât verir.

Zekât için
gereken şartlar
İslâmca zengin sayılan mükellefin bu malının:
1. Kendi mülkünde 1 yıl bulunması,
2. Bu malın borçların dışında olması,
3. Bu ölçünün asıl ihtiyaçlar olan ev, binek, kap kacak, yiyecek, alet ve edevat dışında gerçekleşmiş olması,
4. Tümüyle kendi mülkü ve artar bir mal olması halinde, zekât vermesi gerekir. Zekâtı gerektiren en az ölçü (nisab), altın için yaklaşık 85 gram, gümüş için 595 gram, diğer paralar için bunların birine eş değer paradır.

Zekât nedir?

Zekat sözlükte “bereket, temizleme çoğalma, güzel övgü” anlamlarını taşır. Dini olarak ise; “Bir malın belli bir miktarını belli bir zaman sonra Allah (cc) rızası için hak sahibi bir kısım Müslümanlara tamamen mülk olarak vermektir.” Zekât nerelere verilir? Zekâtın verileceği yerler 8 sınıf olup şu âyet-i kerîmede açıklanmaktadır: “Zekâtlar, Allah tarafından farz kılınmış olarak yalnız fakirler, miskinler, zekât toplama işinde çalışanlar, kalbleri İslâm’a ısındırılmak istenenler, köleler, borçlular, Allah yolunda bulunanlarla yolcuların (hakkı)dır. Allah alîmdir, hikmet sâhibidir.” (Tevbe Suresi, 60). Bu âyet-i kerîmede ifade edilen zekât almaya hak kazananlardan bazıları şunlardır:

Nisâba mâlik olmayan kimselerdir. Bir kimsenin evi olsa bile nisab miktarında bir para ve mala sâhib değilse, o kimse fakir sayılır. Çünkü ev, aslî ihtiyaçlardandır. Ev sâhibi olmak, nisaba mâlik olmadıkça onu fakirlikten çıkarmaz. Nisâba mâlik olmakla beraber, sâhip olduğu mal ihtiyacını karşılamayan kimse de fakir sayılır.

Hiçbir şeyi bulunmayan, değil nisab miktarına sâhip olmak, yiyecek, giyecek gibi aslî ihtiyaçlarını bile kendisi te’min etmekten uzak bulunan yoksul kimselerdir.

Bunlar, borcu olup da o borcu ödeyemeyen veya ödese bile arta kalan parası nisab miktarını bulmayan kimselerdir. Borçlu kimseye zekât vermek, borcu olmayan fakire vermekten efdal görülmüştür.

Zekât kimlere verilemez?

Bir kimse zekâtını, fakir olan kendi usûl ve fürûuna yani, babasına, dedesine, anasına, ninesine, oğul ve torunlarına veremez. Fakir olan hanıma da zekât düşmez. Çünkü bunlara verilen zekâtın menfaati, kısmen zekât verenin kendisine ait bulunmuş olur. Bir cebinden çıkarıp öbür cebine koymak gibi bir durum ortaya çıkar. Halbuki zekâtın menfaati, zekât verenin kendisinden tamamen kesilmiş olması ve başkalarını faydalandırması şarttır. İmam-ı Ebû Yûsuf ve İmam-ı Muhammed’e göre, bir kadın zekâtını fakir olan kocasına verebilirse de İmam-ı A’zam’a göre veremez. Zira hukuken mal ayrılığı prensibi sebebiyle kadının mal ve zinetleri kadının sayılmakta, dolayısıyla koca fakir iken kadının zengin olması mümkün olmakta ise de, örfen aralarında bir menfaat ortaklığı vardır. Bu bakımdan kadının fakir kocasına zekât vermesi câiz olmaz. Aslî ihtiyaçlarından başka nisab miktarı bir mala sâhip olan kimseye, zengin sayılacağı için zekât verilmez. Bir kimse zekâtını zengin bir adamın küçük çocuğuna veremez. Çünkü bu çocuk babasının malıyla zengin sayılır.

SORULAR / CEVAPLAR

Gayri-müslime zekat verilir mi?
Zekâtın verilme şartlarından biri de, verilecek şahsın müslüman olmasıdır ki, bu durumda müellefe-i kulûb gibi istisnalar dışında gayr-i müslimlere zekât verilmemektedir.

Zekat önce akrabaya mı verilmeli?
Zekâtı önce akrabanın fakir olanlarına vermek efdaldir. Çünkü bunda hem zekât sevabı, hem de sıla-i rahim sevabı vardır. Bunun dışında akrabadan zekâta müstahak olan kimselerin tercih sırası şöyledir: Erkek ve kız kardeşler, bunların evlâtları (yeğenler), amcalar, halalar ve amca ve halaların evlâtları. Bunlardan sonra diğer uzak akrabalar gelir.

Kayınbabaya, geline zekat olur mu?
Âlim bir fakire zekât vermek, cahil bir fakire vermekten fazîletlidir. Kayın babanın, gelinine ya da damadına zekât vermesi caizdir. Kocanın, karısının diğer kocasından olan fakir çocuklarına zekât vermesi caizdir.
Fakire ziyafet zekat sayılır mı?
Zekâtta temlik, yani, “mülk edinme” şartı da vardır. Verilen zekât ancak fakir tarafından mal veya para olarak bizzat teslim alınır, kendi mülkü hâline getirilirse sahih olur. Bu bakımdan meselâ fakirlere ziyafet verip onları doyurmak suretiyle zekât mükellefiyeti ifa edilmiş olunmaz. Zira bunda temlik yoktur. Zekâtta temlik şart olduğundan dolayıdır ki, deliye ve henüz bülûğa ermemiş çocuğa zekât verilmez. Ancak bunların veli veya vasilerine sadece onlara sarf edilmek şartıyla verilebilir.

Zekatla içki alıyorsa verilir mi?
Alenî günah işleyen fakir Müslümanlara zekât vermek câiz ise de, dindar, ahlâklı ve faziletli fakirleri tercih etmek efdaldir. Onun için, aldığı zekâtı helâl ve hayırlı yerlere harcayacak kimselere zekât verilmeli; aldığı zekâtı içki, kumar parası yapacak kimselere vermek cihetine gidilmemelidir.

Zekât nasıl verilir?

Nisab miktarındaki bir malın, birkaç senelik zekâtı birden verilebilir. Sene sonunda bu miktar mevcut ise zekâtları verilmiş olur. Eksilmişse, verilen fazla zekât nafile sadaka yerine geçer. Artmışsa aradaki farkın zekâtı verilir.

Zekâta tâbi olan altın, gümüş, hububat, ehlî hayvanlar ve ticaret mallarının zekâtı, kendilerinden vermek suretiyle ödeneceği gibi, kıymetlerini vermek suretiyle de ödenebilir. Bu hususta zekât sahibi serbesttir. Nisab miktarında olan bir malın zekâtı, daha sene dolmadan fakirlere verilebilir.

Zekât sayılmak şartı ile bir fakiri evde oturtmak zekât yerine geçmez. Çünkü bunda fakire temlik yoktur.

Ticarî ortaklıklarda malın yekûnu itibar edilerek her ortak mükellef tutulmaz. Her ortağın hissesine düşen miktar nisaba ulaşıyorsa, herbirinin zekât vermesi gerekir. Hissesi nisab miktarına ulaşmayan ortak, başka malı yoksa zekât vermez.

Bir hurma da olsa Allah onu bereketlendirir
Zekatın hem Hakk’a hem de halka karşı bir güvence unsuru olduğunu her sözü doğru olan Efendimiz’den (sas) öğrenmekteyiz: “Mallarınızı zekatla koruyun, hastalarınızı sadaka ile tedavi edin, belalara karşı duâlarla hazırlıklı olun.” “İnfak et ki, infaka mazhar olasın” diyen Allah Rasulü (sas), sadakanın, Allah tarafından artırılacağını da şu ifadeleriyle anlatmaktadır: “En temizinden -ki Allah en temizini kabul eder- veren birisinin sadakasını Rahman olan Allah alır. Bu bir hurma bile olsa, Rahman’ın elinde öyle bereketlenir ki, Uhud’dan daha büyük olur. Aynen sizden biriniz, tayını veya deve yavrusunu besleyip büyüttüğü gibi, Allah da (cc) sizin sadakalarınızı öyle geliştirir.” Görüldüğü gibi zekatı verilen mal, Allah’ın teminatı altında ve Rasulü’nün müjdeleriyle, eksilme değil bilakis artma durumundadır.

Zekat malı bereketlendirir
Zekatı verilen mal zâhiren eksiliyor gibi görünse de Allah’ın bereketine mazhariyetle devamlı artmaktadır. Zira bütün kâinat elinde olan Allah, malının zekatını veren insana malını artırma yollarını ilham etmektedir ki, bu hükmü aydınlatan pek çok müşahhas misal bulmak mümkündür. Kalpler Allah’ın elindedir. O, istediği ve hikmeti iktiza ettiği zaman, kalpleri, emrini yerine getirip zekatını veren kimselere doğru yöneltir ve o insanın ticaretinde ciddi canlanmalar görülür. Bu Allah’ın, zekatı verilen mala bahşettiği bereketten başka bir şey değildir. Aynı zamanda bu mesele, sadece tecrübelerin ürünü olarak ortaya çıkmış bir hüküm de değil, Allah’ın va’di, Rasulü’nün müjdesi ve meleklerin de duâsının neticesidir. Allah (cc) yüce beyanında meâlen: “İnsanların malları içinde, artması için verdiğiniz faiz, Allah katında artmaz. Fakat Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekata gelince işte onu verenler, (sevap ve mallarını) kat kat artıranlardır.” buyurmaktadır.

Zekât rahmeti çağırır
Hem dünya hem de ahiret adına, Allah’ın rahmetini celp edecek önemli hususlardan birisi de zekattır. Zekatın gerçekleştiği ortamda, insanların yanında diğer canlılar bile İlâhî rahmetten istifade eder. Zekat verilmeyen toplumlarda şayet diğer canlılar olmasaydı, insanlar, İlâhî rahmetin tezahürü olan yağmurdan bile mahrum kalırlardı.





SeCReT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 11-05-2009, 02:11 PM   #2 (permalink)
MeRve-
Guest
Mesajlar: n/a
Konuları:
Cinsiyet:
Standart

hazan yüreğine sağlık Allah razı olsun ..
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Sistem Bilgisi ve Linkler Site Durumu