![]() |
|
![]() |
| Serbest Kürsü Başlık Açacak Forum Mu Bulamadınız? Buyrun Burası Size Göre. |
| Tags: allahi, fazileti, zikretmenin |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Üyelik tarihi: Apr 2010 Bulunduğu yer: aydın/ didim Mesajlar: 12
Konuları:
Cinsiyet:
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Allah'ı (C.C.) Zikretmenin Fazileti
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki: "Siz beni anin ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakin nankörlük etmeyin." (Bakara Süre-i Celilesi; 152) Sabit-ül Bünnanî (R,A.) der ki ben Rabb’imin beni ne zaman anacağını biliyorum.» Dinleyenler bu söz karşısında irkilerek «bunu nasıl biliyorsun» diye sorarlar. Sabit-ül Bünnanî: «Ben O'nu ne zaman anarsam o da beni o zaman anar» diye karşılık verir. Yine ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki: "Ey îmân edenler Allah’ı sık sık anin." (Ahzab Süre-i Celilesi; 41) Yine ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki: «-— Arafat’tan indiğimiz zaman Allah’ı "Mes'arulharam" da anin. O size nasıl hidayet verdiyse siz de O'nu zikredin» (Bakara Süre-i Celilesi; 198). Yine ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki: «— Hacc görevlerinizi bitirince atalarınızı andığınız kadar, hatta daha hararetli bir dil ile Allah’ı aniniz» (Bakara Süre-i Celilesi; 200). Yine ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki: "Bu derin düşünceliler ayakta, oturarak ve yanları üstü uzanmışlarken Allâh’ı anarlar ve ey Rabb'imiz, sen bütün bu varlıkları boşuna yaratmadın, seni böyle bir isnadden tenzih ederiz, o halde bizi cehennem azabından koru.» diyerek göklerin ve yerin yaratılısı hakkında enine boyuna düşünceye dalarlar." (Al-i İmran Süre-i Celilesi; 191). Yine ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki: «— Namazı kılınca ayakta, oturuyorken ve yan üstü uzanmışken Allâh’ı aniniz.» (Nisa Süre-i Celilesi; 103) Ibni Abbas (R.A.) yukarıdaki âyeti tefsir ederken: «Yani gece gündüz, denizde karada, evde, yolda, varlıkta, darlıkta, sağlıkta hastalıkta, gizli açık her zaman ve her yerde Allah (C.C)'i aniniz.» Ulu Allah (C.C) münafıkları: «Allah’ı çok az anarlar» diye kınamaktadır. (Nisa Süre-i Celilesi; 142) Yine ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki: «— Rabb'ini, içinden yalvararak ve çekinerek, yüksek sesle konuşmayarak sabah-aksam an da gafillerden olma.» (A´raf Süre-i Celilesi; 205) Yine ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki: «— Allah’ı zikretmek, hiç şüphesiz, en büyük ibadettir» (Ankebut Süre-i Celilesi; 45) Ibni Abbas (R.A.) yukarıdaki âyeti hakkında der ki. «Bu âyeti iki türlü anlamak mümkündür; 1) Allah (C.C)'in sizi anması, sizin O'nun anmanızdan daha önemlidir. 2) Allah (C.C)´i anmak, geride kalan her türlü ibadetten üstündür.» Buna dâir deha bir' çok âyetler vardır. Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: «— Gafiller arasında Allah (C.C)'i anan kimse, kuru otlar arasındaki yeşil otlar gibidir.» Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: «— Gafiller arasında Allah (C.C)'i anan kimse, cephe kaçakları arasındaki savaşçı gibidir.» Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: «— Ulu Allah (C.C) söyle buyurur: "Beni andığı sürece, dudakları benim adıma kıpırdadıkça ben kulum ile birlikteyim.» Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: «— Kulun işlediği ameller içinde, ona Allah (C.C)'in azabından en kurtarıcı olanı, Allah (C.C)'i anmaktır» Sahabeler «Cihâd da mi bunun ayarında değil» diye sorarlar. Peygamber'imiz (S.A.S) onlara: «Düşmana vura vura kılıcın kırıldıktan sonra yine bir kılıcı vura vura kırmak ve bir üçüncü kılıcı, yine düşmanla vuruşa vuruşa kırmak durumu dışında cihad bile onun oyarında değildir.» Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: "Cennet bahçelerinde gezinmek isteyen kimse ulu Allah’ı sık sık ansın.» Peygamber (S.A.S)´imize «en faziletli amel nedir?» diye sorarlar. Peygamber (S.A.S)`imiz «Allah (C.C)'i anan dilin kurumadan can vermendir." Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: "Sabah-aksam Allah (C.C)'in adini an ki, sabah ve aksama günahsız giresin." Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: "Sabah aksam Allah (C.C)'in adini dilden düşürmemek. Allah (C.C) yolunda düşman ile vuruşurken kılıç kırmak ve mali cömertçe dağıtmaktan daha faziletlidir." Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: «— Ulu Allah (C.C) buyuruyor: "Kulum beni içinden anınca ben onu içimden anarım. Beni kalabalık arasında anarsa ben de onu daha hayırlı bir kalabalık içinde anarım. Bana bir karış yaklaşırsa ben de ona bir dirsek boyu yaklaşırım. Bana bir dirsek boyu yaklaşırsa ben de ona bir kulaç yaklaşırım. Bana doğru yürüyünce ben ona doğru koşa koşa giderim.» Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: «— Yedi kimse var ki, Allah (C.C), başka hiç bîr gölgenin bulunmadığı günde onları Arş’ının gölgesi altına alır.» Bu yedi kimseden biri. Yalnız başına iken Allah (C.C)'i anarak O'nun korkusu île gözleri yaşarandır. Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: "Beni İyi dinleyin. Size amellerinizin en hayırlısını, Rabb'inizin katında en temiz olanı, size en yüksek, derece kazandıranı, kâğıt ve altın para dağıtmaktan sizin İçin daha hayırlı olanı, düşman ile karsılaşıp onun boynunu vurmaktan veya boynunuzu ona vurdurup sehid olmaktan sizin hesabınıza daha faydalı olanı size söyleyeyim mi?» Sahabeler: "Bu amel nedir, ya Rasülallah (S.A.V)" diye sorarlar. Peygamber (S.A.V)´imiz «Allah (C.C)'i dilden düşürmemektir» diye cevap verir." Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: "Ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor: "Beni anmaktan benden bir şey istemeye fırsat bulamayanlara, isteyenlere en değerli bağısı sunarım." Fudayl (r.a.) der ki: «Öğrendiğime göre ulu Allah (C.C.) söyle buyurur: "Ey kulum, beni sabahtan sonra bir saat ve aksamdan sonra bir saat anarsan, ikisi arasında gecen zaman parçalarında sana kâfiyim." Âlimlerden biri der ki: «Ulu Allah (C.C.) söyle buyurur: "Kalbine nazar atfettiğim zaman benim zikrimin orada baskın olduğunu gördüğüm kulun bütün karar ve davranışlarına yön vermeyi üzerime alır. Onun sözdaşı ve yakini olurum." Hasan-ül Basrî (r.a.) der ki: «Allah (C.C.)'i anmak iki türlüdür: Birincisi: Allah (C.C.) ile aranda kalacak şekilde gizli olarak O'nu anmandır. Zikrin bu çeşidi, ne kadar güzel ve üstün derecelidir. Bundan daha değerlisi de Allah (C.C.)'i, O'nun haram kaldıkları ile karsılaşınca anmaktır.» Rivayete göre Allah (C.C.)'in adini ananlardan başka herkes susuzluk içinde dünyadan ayrılır. Muaz Ibni Cebel (R.A.) der ki. «Cennetlikler sadece Allah (C.C.)'i anmadan geçirdikleri bir saate hayıflanırlar.» Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: "Bîr oraya gelerek Allah (C.C.)'in adini anan kimselerin melekler çevresini kuşatır, onları rahmet bürür ve Allah (C.C.) da onları yanındakiler arasında anar." Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: "Bir araya gelerek Allah (C.C.)'in rızasından başka hiç bir şey beklemeden O'nun adini ananlara gökten «Günahlarınız bağışlanmış olarak kalkınız, kötülükleriniz iyiliklere dönüştürülmüştür." diye seslenilir. Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: "Bir yerde oturup da Allah (C.C.)'in adini anmayan ve Peygamber'ine salat-ü selâm getirmeyen bir grup. Kıyamet Günü bu davranışı karsısında hayıflanmak zorunda kalır." Hz. Davud (A.S.) ulu Allah (C.C.)'a söyle dua eder. "Allah’ım! Beni senin adini ananların meclisinden geçip gafillerin arasına katılmaya giderken görünce ayağımı kır, bu bana tarafından bağışlanmış bir nimet olur." Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: "İyi bir toplantıya katılmak, mü´minin iki milyon kötü toplantıda kazandığı günahı giderir." Ebû Hureyre (R.A.) der ki. «Gök halkı içinde Allah (C.C.)'in adi anılan kimselerin evlerini yıldızları birebirlerine gösterir gibi gösterirler.» Süfyan Ibni Üyeyne (R.A.) der ki; "Mü`minler bir araya gelip Allah (C.C.)'in adini andıkları zaman gerek şeytan ve gerekse dünya onların yanından kaçar. Şeytan dünyayı «görüyor musun, ne yapıyorlar» diye hayıflanır. Fakat dünya şeytana «Bırak yapsınlar, yoruldukları zaman. teker teker hepsini enselerinden tutup sana getiririm.» diye karşılık verir. Ebû Hureyre {R.A.) bir gün çarşıya girer ve: «Peygamber (S.A.V)'imizin mirası camide bölüşülürken sizi burada görüyorum» der. Bu sözleri duyan esnaf ve halk çarşıyı pazarı bırakıp camiye koşuşurlar, fakat bölüşülen bir miras göremezler. Bunun üzerine Ebû Hureyre'ye: «Biz camide bölüşülen bir miras göremedik» derler. Ebû Hureyre onlara: «Peki, ne gördünüz» diye sorar. Onlar da «Allah (C.C.)'in adini anan ve Kur'ân okuyan kimseler gördük» derler. Ebû Hureyre onlara: «iste Peygamber'imizin mirası budur» diye karşılık verir. Amesin Ebû salihden onun da Ebû Hureyre ve Ebû Hudri'den (R. Anhuma) rivayet ettiklerine göre Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: «— Allah (C.C.)'in kulların amellerini yazanlar dışında yeryüzünde devamlı dolasan bir grup meleği vardır. Bunlar bir araya gelerek Allah (C.C.)'in adini anan bir mü´min grup görünce birbirlerine «Aradığınız burada, gelin» diye seslenerek bir araya toplanırlar ve gök yüzüne yücelinceye kadar bu grubun etrafını sararak beklerler. Göğe çıkınca, Allah (C.C.) onlara: «Kullarımı ne ile meşgul iken bıraktınız» diye sorar, onlar da «Sana hamd ederken, seni noksan sıfatlardan tenzih ederken ve seni yüceltirken yanlarından ayrıldık» diye cevap verirler. Ulu Allah (C.C.): «Peki, onlar beni gördüler mi» diye sorar, melekler: «hayır» diye cevap verirler. Allah (C.C.) onlara: «peki beni görseler ne yaparlar» diye sorar. Melekler de: «seni görselerdi, hamdleri, tesbihleri ve seni yüceltmeleri, daha kuvvetli olurdu.» diye cevap verirler. Allah (C.C.) onlara sorar. «Peki, hangi şeyden çekinerek bana sığınıyorlar» Melekler «cehennemden» diye cevap verirler. Allah (C.C.) onlara: «Cehennemi gördüler mi» diye sorar. Melekler «Hayır» diye cevap verirler. Allah (C.C.) onlara: «Peki cehennemi görseler ne yaparlardı» diye sorar. Melekler de «Cehennemi görseler ondan daha çok kaçınırlar, daha çok nefret ederdi» diye cevap verirler. Allah (C.C.) onlara: «istedikleri nedir» diye sorar: Melekler «Cennet» derler. Allah (C.C.) onlara: «Peki, hiç gördüler mi» diye sorar. Melekler: «Hayır» diye cevap verirler. Allah (C.C.) onlara: «Peki, cenneti görmüş olsalardı, davranışları ne olurdu» diye sorar. Onlarda: «Eğer cenneti görselerdi, ona karşı daha güçlü bir arzu duyarlardı» derler. Bunun üzerine Ulu Allah (C.C.) meleklere: «Sizi sahid tutuyorum ki, onların hepsinin günahlarını bağışladım» der. Melekler «aralarında falan kimse de vardı, o zikretmek için değil, başka bir amaçla aralarına katılmıştı» derler. Ulu Allah (C.C.): «Onlar öyle bir topluluktur ki, onlar ile birlikte oturan bedbaht olmaz.» Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki: «— Gerek benim ve gerekse benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz «lâ ilâhe illallah vehdehu lâ şerike lehu (Allah’tan başka ilâh yoktur, tektir, ortağı yoktur)» sözüdür. Bir kimse günde yüz kere "la ilahe illallahu vahdehu lâ şerike lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir" (Allah’tan başka ilâh yoktur, tektir, ortağı yoktur. Varlığın mülkü O'nundur. Hamd O'na mahsustur, o her şeye kadirdir)» Derse on köle azad etmiş gibi olur, amel defterine yüz iyilik yazılır ve kötülüklerinin yüz tanesi de silinir, o gün aksama kadar bu sözler onun şeytandan koruyucusu olur. Ondan daha fazla bu sözleri söyleyenlerden başka hiç kimse onun yaptığından dana üstün bir ibadet ile Allah (C.C)'in huzuruna gelmez.» Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki: «— Düzgün bir şekilde abdest alıp arkasından başını göğe dikerek "Eshedü en la ilahe illallahu vahdehu lâ şerike lehu ve eshedü enne Muhammeden abdühü ve resulühu" (Allah’tan başka ilâh olmadığına. O'nun tek ve ortaksız olduğuna. Muhammed'in O'nun kulu ve resul’ü olduğuna şehadet ederim)» diyen bir kulun önünde cennetin bütün kapıları açılır ve dilediğinden içeri girer.» Kaynak : Mükaşefetü’l-kulub …… İmam-ı Gazali (r.a) |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgisi ve Linkler | Site Durumu |
|
|