iSLami Forum,iSLam Forum,Dini Forum,Dini Konular » iSLam Konuları » Risale-i Nur » Gidip de gelmez olmayın
kayit ol

Tags: , ,

Gidip de gelmez olmayın


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 05-07-2010, 06:28 AM   #1 (permalink)
HiRaNuR
Guest
Mesajlar: n/a
Konuları:
Cinsiyet:
Standart Gidip de gelmez olmayın

Gidip de gelmez olmayın


Eğitim gönüllülerimiz Bosna'daki bir okulumuzun açılış sıkıntılarını anlatırken şunları söylüyorlar:

Saraybosna'da 2004 yılında alınan arsa üzerine 2005 yılında okul inşaatımız başladı.

11.000 metrekare kapalı alana sahip olacak okulun, normal şartlarda 2006 yılında bitirilmesi gerekiyordu.
Burada okullar hep 2 Eylül Pazartesi günü eğitim öğretime başlıyor.
Ancak inşaatımız yetişmediği için biz okulları 16 Eylül'de açma kararı aldık.

Fakat yapılacak o kadar çok iş vardı ki, o tarihe de okul inşaatının yetişip yetişmeyeceği şüpheliydi.

Bir yandan da okul yetişmezse, "velilere ne deriz"in hesabı yapılıyordu. Bir yandan zaten paramız ve imkânımız iyice tükenmiş, borçlarımız boyumuzu aşmıştı.

Kime ne deriz de inşaatı nasıl bitirtirizin hesabı yapılıyordu.

İşte ne olduysa Allah'ın lütuf ve inayetiyle son hafta içerisinde okulun çevre düzenlemesi bitti.

Okul içindeki yarım kalan işler büyük oranda tamamlandı. 15 Eylül Pazar akşamı elektrik bağlandı.

16 Eylül günü su bağlandı. Böylece okul bâriz bir inâyet-i İlâhiye ile 16 Eylül günü açılış programına yetişti.

Çok geniş katılımlı bir açılış merasimi yapılarak okul eğitime başladı.

Aradan iki yıl geçmişti. Kendisi Hacı Muhliç Efendi'nin sohbet halkasındaki insanlardan birisi olan eskiden beri tanıdığımız bir beyefendiyle sohbet ediyorduk. Kendisi "Ben, dedi, size bilmediğiniz bir mesele var, onu anlatayım." diyerek şunları ifade etti:

"Hani sizin okulunuzun 16 Eylül 2006 tarihinde açılışı vardı ya, biz o tarihten tam bir hafta önce Hacı Muhliç Efendi'yle ders yapıyorduk.

Kendisi 95-96 yaşlarında. Ders yaparken dahi çok zorlanıyordu, oturduğu yerde bile rahat değildi.

Zaten ayağa kalkıp gezmesi neredeyse imkânsız gibiydi.

Ben kendisinin malûmatı olması münasebetiyle ders arası bir fırsat bulup, 'Efendim haftaya pazartesi günü Türk okullarının yeni binasının açılışı var.' dedim.

Birden o hasta insan, dizlerinin üzerine doğrulup ağlamaya başladı. Hem ağlıyor, hem de 'Benim mutlaka oraya gitmem lazım.'

diyordu.

Bunu üç defa tekrar edince, 'Efendim rahatsızsınız, açılış programına mı katılmak istiyorsunuz?' diye sordum.

'Hayır, şimdi mutlaka oraya gitmem lazım beni oraya götürün.' dedi.

Hemen bir araba ayarladık, biz de beraber arabaya bindik ve ayağa kalkmakta bile zorlanan Hacı Muhliç Efendi'yi okulun olduğu yere getirdik.

Gelince arabadan indi, 'Siz beni bekleyin!' dedi ve enteresan bir şekilde ve inanılmayacak bir enerjiyle okulun etrafında bir tur attı.

Hem dua ediyor hem yürüyordu. Bu şekilde tur tamamlanınca arabaya bindi.

'Tamam, şimdi dönebiliriz.' dedi.

Onu tekrar kaldığı yere getirdik." Bu hadiseyi duyunca son hafta bizim bir sır olan manevi hadiselerden bir tanesini öğrenmiş olduk.

Hacı Muhliç Efendi hayatını Osmanlı hayranı olarak geçirmiş, hayatını insan yetiştirmeye adamış bu yönüyle evlenmeye dahi zaman bulamamış, savaş sırasında insanları cephelere sevk etmiş, cepheleri dolaşarak insanları heyecana getirmiş, o hengâmede kendi talebeleriyle Saraybosna'ya düşman girmemesi için dua halkası oluşturup devamlı dua eden bir zat.

100'e yakın yaşıyla halen hayatta olup çok rahatsız olduğu için kimseyle görüşmüyor. Zaten Tito zamanında cemaatsiz kalan câmiler birer birer kapatılınca, câmileri birer birer dolaşıp ezan okuyup kamet getirerek bir canlılık getirmeye gayret etmiş, uyanık bir ruh... Hacı Muhliç Efendi'nin ilk okullara gelişinin hikâyesi ise oldukça enteresan.

Bosna'da savaş ederken bir cuma hutbesinde cemaate konuşurken "Siz zannediyor musunuz ki Türkler buraya gelmeden bu savaş biter?" ifadesini kullanıyor.


Arkadaşlarımız da o câmide bu hutbeyi dinlerken çok duygulanıyorlar.

Savaşın akabinde 1997 yılında burada ilk eğitim kurumumuz faaliyete başlıyor. Hacı Muhliç Efendi arkadaşlar tarafından okula davet ediliyor. Okula gelince fevkalade memnun oluyor.

Yine bir cuma günü okula teşrif eden Hacı Muhliç Efendi okula girip oturduktan sonra ağlamaya ve içini yakan hasretin rakamlarla ifadesi dillerinden dökülmeye başlıyor: "Buradan ayrılışınız üzerinden 119 yıl 2 ay 17 gün geçti, şimdi geldiniz.

Ne olur artık bir daha bırakmayın!.."

01 Şubat 2010, Pazartesi
ABDULLAH AYMAZ.
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 05-07-2010, 10:12 AM   #2 (permalink)
isLamForumLari.COM
 SeCReT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 2.363
Konuları:
Cinsiyet:
Tecrübe Puanı: 10
SeCReT is on a distinguished road
Standart

emegine saglık sagolasın((((((((((((((




SeCReT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Sistem Bilgisi ve Linkler Site Durumu