Risale-i Nur’u anlayarak nasıl okuyabiliriz?
Risale-i Nur’u hepimiz duymuşuzdur. Risale-i Nur, Bediüzzaman Said Nursi’nin kaleminden içinde yaşadığımız asrın hastalıklarına Kur’an’ın eczahanesinden ilaçlar sunan bir eser. Risale-i Nur’u tanıyanların en büyük arzusu, bu muhteşem ilimler hazinesini verimli okumak ve doğru anlayabilmektir. Bunun için önemli olan okuduğumuz eseri anlayabilecek bir metot tayin etmemiz. Vereceğimiz metotları uyguladığınızda, Risale-i Nur’u okumayı ve anlamayı, başarabilir ve aynı zamanda bunu zevkli bir uğraşa dönüştürebilirsiniz. Sözler veya Âsâ-yı Musa’dan başlayın Öncelikle Risale-i Nur’dan kitap seçimi önemlidir. Bu sebeple ilk defa okumaya başlayanların Sözler ve Asa-yı Musa’dan başlaması faydalı olacaktır. Çünkü bu iki eser, yeni başlayanlar için daha akıcı ve kolay anlaşılır. Önce sözlüksüz okuyun Âsâ-yı Musa’dan başladığınızı düşünürsek, ilk kitabı sözlüksüz okumanız daha iyi olacaktır. Çünkü lügata bakmak zaman kaybettirir ve bu yüzden canınız sıkılabilir. İlk kitap size üsluba alışmanızı sağlayacaktır. Doğru sözlük kullanın İkinci kitapta veya Sözler’den başladıysanız yarısından itibaren sözlük kullanarak okumanızda fayda var. Fakat her kelimeye bakmanız gerekmez. Sözlük ile tam olarak çalışma birkaç kitaptan sonra olursa daha iyi olur. Ayrıca sözlük Risale-i Nur için hazırlanmış olmalıdır. Sözlüğe bakarken isim tamlamasıyla beraber bakmakta fayda vardır. Mesela “Rezzak ve Kerim” kelimeleri beraber geçiyorsa ayrı ayrı bakmak yerine “Rezzak-ı Kerim” olarak bakmak daha faydalı olacaktır. Ayrıca günümüzde sayfa sonlarında bilinmeyen kelimelerin anlamlarının verildiği küliyyattan bazı eserler basılmıştır. Daha sonra Tarihçe-i Hayat’ı okuyun İkinci kitabı bitirdikten sonra, bu kitapların hangi makamda ve hangi şartlarda ve kimler için yazıldığını ve uğruna neler feda edildiğini anlamak için Tarihçe-i Hayat okunmalıdır. Bu çalışma diğer kitaplardaki bazı kavramların ve ifadelerin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Lahikalar’a geçebilirsiniz Bundan sonra, mutlaka Lahikalar’dan birisi okunmalıdır. Lahikalar’da sıralamanın, Barla, Kastamonu ve Emirdağ Lahikaları şeklinde olması faydalı olacaktır. Burada temel kitapların yani (Sözler, Lemalar gibi..) günlük hayatımızda ve sosyal hayattaki uygulamaları anlatılmaktadır. Lahikalar, istikameti sağlar. Daha sonraki her bir-iki kitaptan sonra bir lahika kitabı okumak gerekir. Lahikalar tek olarak okunabileceği gibi, mesela Mektubat’ı ya da Lemalar’ı okurken her gün bir ya da iki mektup okumak şeklinde de olabilir. İşaratü’l- İ’caz ve Muhakemat en son okunmalı Mektubat, Lemalar, Mesnevi-i Nuriye, Şualar, Lahikalar ve Sikke-i Tasdik-i Gaybi bittikten sonra Hutbe-i Şamiye ve Sünühat gibi kitaplar okunmalıdır. En son olarak da büyük bir ilmî gayreti gerektiren İşaratü’l İ’caz ve Muhakemat adlı eserler okunmalıdır. Tüm kitapları bitirdikten sonra tekrar baştan başlanmalıdır. Kendi zihninizden örnekler bulun Risale-i Nur’u okurken, zaman zaman kendimize “neden?”, “niçin?” ve “nasıl?” sorularını sormalıyız. Bu durum, daha çok istifade etmemizi sağlar. Ayrıca anlatılan konularla ilgili kendi zihninizden örnekler bulmaya çalışmak da manaları pekiştirecektir. Günlük hayatınızla ilgiler kurun Günlük hayatınızda karşılaştığınız hadiselerle okuduğunuz konular arasında ilgi kurmaya çalışın. İlk önce baştan bir bağlantı kurmak zor gibi gözükse de, sonradan kitap ile birçok konunun ve hadisenin arasında açık ilişkinin olduğunu fark edeceksiniz. Tefekkür ile ilgili bahisleri mutlaka günlük hayatımızda da hatırlamak gerekir. Yıldızlar, çiçekler, sofradaki ve çevremizdeki nimetler gibi varlıkları seyrederken, bazı nimetlerden istifade ederken Risale-i Nur’daki ilgili konuyu hatırlamak gerekir. Arkadaşlarınızla mütalaa edin Arkadaşlarımızla ve ailemizle günlük sohbetlerimizde, Risale-i Nur’dan bazı konular mutlaka olmalıdır. Dostlarımızla ve arkadaşlarımızla karşılaştığımızda bir önceki gün okuduğumuz bazı konuları açıp onlara anlatalım. O konuyu bizden iyi biliyor olsalar bile önemli değil. Kalbleri zevkle dinleyecektir. Zaman zaman sesli okuyun Kendi kendimize okurken zaman zaman sesli okumak da oldukça faydalıdır. Mesela kendi evimizde eşimizi ve çocuklarımızı karşımıza alarak Risale-i Nur’dan onlara pasajlar okuyabiliriz. Gazete okur gibi okumayın Risale-i Nur’u Bediüzzaman’ın ifadesiyle gazete okur gibi okumamalıyız. Onu duya duya, hissederek, kendimizi vererek ve aynı zamanda arkadaşlarımızla mütalaa ederek okumalıyız. Karşılıklı müzakere edilerek yapılan okumalar çok daha kalıcı ve faydalı olacaktır. Not almayı ihmal etmeyin Bir defter alarak okuduğumuz yerleri not almalıyız. Not alma okuduğumuz yerleri unutmamamızı sağlayacaktır. Bir Arap atasözü bunu çok güzel bir şekilde dile getirmektedir: “İlim bir avdır, yazmak ise onu yakalamaktır.” Az da olsa mutlaka her gün okuyun Az da olsa, mutlaka her gün okumak gerekir. Çünkü Risale-i Nur’u iyi anlamak devamlı okumaya gerektirir. Bediüzzaman Hazretleri’nin, bir sayfa dahi okumaya vakit bulamıyoruz diyenlere “kitabın kapağını açıp kapatın” dediğini unutmayın.
|