![]() |
|
![]() |
| Namaz - Abdest Namaz ve Abdest hakkinda herseyi burda paylasbilirsiniz |
| Tags: farzlar, iindeki, namazn, nelerdir |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
isLamForumLari.COM
![]() |
İftitah tekbiri neye denir? Namaza tekbir ile, yani, Allahü Ekber denilerek başlanır. Bu sebeble bu tekbire İftitah (yani namaza başlama) tekbiri denir.
Kıyam nedir? Namazda ayakta durmak demektir. Farz ve vâcib namazlarda ayakta durmak farzdır. Ayakta durmaya engel bir özür ve hastalığı olan kimse, namazı oturarak da kılabilir. Bir müddet ayakta durmaya gücü yeten kimse, o miktar ayakta durmalı, sonra oturmalıdır. Hattâ sadece iftitah tekbirini ayakta almaya gücü olan, tekbiri ayakta alır ve sonra oturur. Sünnet ve nafile namazlar, bir özür olsun olmasın, oturarak kılınabilir. Bundan sadece sabahın sünneti istisnadır. Teravih namazı da özür olmaksızın oturarak kılınmaz. Bir kimse ayakta başladığı nafile namazı oturarak; oturarak başladığı nafileyi de sonradan kalkarak ayakta tamamlayabilir. Kıraat nedir? Namazda, ayakta iken Kur’ânı Kerîm’den bir veya birden fazla âyet okumaktır. Namazda okunan Kur’an, namaz kılanın kendisi işitecek derecede hafif bir sesle telâffuz edilerek okunmalıdır. Buna gizli okuma denir. Tamamen kalbden geçirilerek telaffuzsuz yapılan bir okuma ise, kıraat sayılmaz, böyle bir okuyuşla kılınan namaz geçerli olmaz. İmama uyan kimsenin kıraatta bulunması gerekmez. Rükû ne demektir? Avuç içlerini diz kapaklarına yapıştırarak vücudun belden itibaren öne eğilmesi demektir. Rükûun en alt derecesi, elleri dizlere yapıştıracak şekilde eğilmektir. Sünnete uygun rükû ise şöyle yapılır: Vücudun belden yukarı kısmı, baş dik olarak yere paralel şekilde öne doğru eğilir. Bacaklar kırılmaksızm dik tutularak eller de dizlere konur ve parmaklarla kavranır. Bu arada baş ile sırt düz halde bulunmalıdır. Hanımların rükûda yere paralel olmaları gerekmez. Rükûa yakın bir şekilde eğilmeleri kâfidir. Oturarak namaz kılan kimse ise, rükû ederken, alnı dizlere paralel olacak kadar sırtını eğer. Secdenin önemi nedir? Secde, namazın en önemli farzıdır. Secde, Allaha gösterilen saygının en üst noktasıdır. Namazda kıyam ve rükû mertebelerinden geçerek gittikçe artan saygı ve hürmet, secde ile son noktaya varır. Secde, her türlü yabancı duygulardan uzak, mutlak bir teslimiyet ve saf bir kulluğun ifadesidir. İslâm’ın ibadet yerlerine secde edilecek yer demek olan mescid isminin verilmesi de secdenin önemini göstermektedir. Secde, kulun kulluğunu tam manâsıyla içinde duyduğu ve bu duyguyu Rabbine sunduğu bir andır. Bu sebeble Peygamberimiz, “Kulun Allah’a en yakın olduğu an, secdedeki halidir,” buyurmuştur. Secde, mü’minin Allah’a sığınmasının en güzel şeklidir. Benlikten kurtulup varlıklar âleminden sıyrılıp Ebedî ve Baki olan Yaratanına ulaşmanın sırrıdır. Rek’at dedir? Namazda tekbir aldıktan sonra, kıyam, kıraat, rükû ve secde farzlarını içine alan hareketin tümüne rek’at denir. Son oturuş (Ka’dei Âhire) ne demektir? Namazın son rek’atında secdelerden sonra oturmak demektir. Namaz kılarken ikinci ve dördüncü rek’attan sonra oturmaya kuud veya ka’de denir. Üç rek’atlı olan akşam ve vitir namazlarında ise, ikinci ve üçüncü rek’atlardan sonra oturulur. İkinci rek’attan sonraki oturuşa ka’dei ula (ilk oturuş), üçüncü veya dördüncü rek’attan sonraki oturuşa da ka’dei âhire (son oturuş) denir. İlk oturuş vâcib, son oturuş ise farzdır. İki rek’atlı namazlarda ise, ikinci rek’atm sonundaki oturma, son oturuştur. Bunlarda ilk oturuş yoktur. Oturuşun farz olan miktarı, namazın sonunda tahiyyat’ı okuyacak kadarki müddettir. Bu müddete, teşehhüd miktarı da denir. İlk ve son oturuşlarda, sol ayak yan yatırılıp üstüne otıi’ rulur. Sağ ayak ise, parmakları üzerine dikilerek, parmaklar kıbleye doğru yöneltilir. Ellerin parmakları doğal şekilde uyluklar üzerine konur. Elin ayasıyla diz tutulmaz. Vücut dik tutularak, kucağına doğru bakılır. Kadınlar ise, her iki ayağını da sağa doğru yatırarak oturmayı yaparlar. Tahiyyat nedir? Ettahiyyatü lillâhi ve’ssalâvatü ve’îtayyibat. Esselâmü aleyke eyyühe’nnebiyyü ve rahmetullahi ve berekâtüh. Esselâmü aleynâ ve âlâ ibâdillâhi’ssalihîn. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh... Tohumlar, yumurtalar, çekirdekler başta olmak üzerecanlı cansız tüm varlıklar başta olmak üzere ister bedenle, ister dille, ister görev ifası suretiyle yaptıkları ibadetler, ortaya koydukları saygı ve itaatler, hep Allah’a mahsustur. Selâm sana ey Peygamber, Allah’ın rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Selâm, bize ve Allah’ın bütün sâlih kullarına!... Tanıklık ederim ki Allah’tan başka ilâh ve mabûd yoktur, yine tanıklık ederim ki Muhammed, Allah’ın kulu ve elçisidir...” ![]() ![]()
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgisi ve Linkler | Site Durumu |
|
|