iSLami Forum,iSLam Forum,Dini Forum,Dini Konular » iSLam Konuları » Mübarek Günler - Geceler » Üç ayların manevi iklimi ruhumuzu sarıyor
kayit ol

Mübarek Günler - Geceler Kadir, Mirac, Regaib v.s Gibi Önemli Gün Ve Gecelerimiz Hakkinda Aciklamalar ve Dinimizdeki Önemleri

Tags: , , , ,

Üç ayların manevi iklimi ruhumuzu sarıyor


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 11-23-2009, 09:16 AM   #1 (permalink)
isLamForumLari.COM
 SeCReT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 2.363
Konuları:
Cinsiyet:
Tecrübe Puanı: 10
SeCReT is on a distinguished road
Standart Üç ayların manevi iklimi ruhumuzu sarıyor

Regâib’imiz mübarek olsun
Regâib, Türkçede kandil geceleri dediğimiz mübârek gecelerden biridir. Hicrî takvime göre, yedinci ay olan Receb’in ilk cuma gecesidir. Bu gecede Yüce Allah’ın rahmet, bağış ve yardımlarının dağıtıldığı müjdelenmiştir. Hz. Muhammed (sas)’in Receb’in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere 12 rekât namaz kıldığı ifade edilir.
Bu gecede öncelikle yapılması gereken, nefis muhasebesi ve manevi anlamda özeleştiridir. Madde ve mana arasındaki dengenin, madde lehine bozulduğu; ihtilafların bütün dünyayı olumsuz yönde etkilediği; akl-ı selim yerine silahların konuştuğu bir zamanda insanın ruhunu derin kırılmalardan ve acılardan koruyabilmek için, nefis muhasebesine her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. Dinimizin bize ısrarla tavsiye ve telkin ettiği bu yol, ihmal veya terk edilirse, insanın varlığı değersizleşir. Bunun toplumsal tezahürü de, arsızlık, ahlaksızlık, haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, kin ve intikam duygularının yaygınlaşması; merhametsizlik ve sevgisizlik biçiminde ortaya çıkar.

Nefsiyle muhasebesini hakkıyla yapanlar ve iç dünyasına yönelenlerde görülen ilk değişim, bütün kötülükleri reddedip, Allah’ın yeryüzündeki halifesi olan insanın ıstıraplarını yüreklerinde hissetmeleridir. Regâib, nefis muhasebesi bakımından bizim için bulunmaz bir fırsattır. Bunu fırsat bilerek bu gece hatalarımız varsa onlara tövbe edelim, menfi duygu ve düşüncelerimizi kaplerimizden atalım. Allah ve Resûlü’nü bize unutturan şeyleri bir tarafa bırakalım. Haset, kin, düşmanlık, haksızlık ve zulüm çamuruna bulaşmaktan sakınalım.


Kul hakkından kaçınalım

Birbirimize, anne ve bababımıza, yakınlarımıza sevgiyle ve iyilikle yaklaşalım. Dünyamızı saran düşmanlıklara karşı birlik ve beraberlik içinde olalım. Gönüllerimizde iyilik, fazilet ve bilgi ışığını yakalım. Kalplerimiz bu güzel duygularla dolsun.


Çerağımız nur olsun


Kandil, Rabb’imizin ve Resûlü’nün mübarek saydığı gecelere verilen isimdir. Bu geceler Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi olan Kadir, Receb ayının yirmi yedinci gecesi olan Mirac, Şaban ayının on beşinci gecesi olan Berat, Receb ayının ilk cuma gecesi olan Regaib ve Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi olan Mevlid’dir. Osmanlılar döneminde, II. Selim zamanından başlayarak minarelerde kandiller yakılarak duyurulduğu ve kutlandığı için kandil olarak anılmaya başlayan gecelere Kandil-i Şerif de denir. Ayrıca her gece, Leyle-i Kadir, Leyle-i Mirac gibi terkiplerle de anılır. Hicretten üç yüz yıl sonra ilk kez Mısır’da, Fatimiler döneminde Mevlid; dört yüzyıl sonra da Kudüs’te Mirac, Regaib ve Berat geceleri ihya edilmeye, bu geceler camilerde cemaatle yapılan ibadetlerle yaşatılmaya başlandı. Daha sonra bu kutlamalar gelenekleşti. Yüzyıllardır kandiller camilerde okunan mevlid ve Kur’an’la yapılan dua ve ibadetlerle canlı biçimde kutlanmaktadır.


On sekizinci asırda yaygınlaştı

Regâib geceleri tekke ve zaviyelerde 18’inci asırda gösterişli törenlerle kutlanmaya başlandı. Şairler, “reğâibiye” adı verilen şiirler yazdılar. Bu şiirlerin bazıları bestelenerek yapılan merasimlerde okundu. Diğer kandil gecelerinde olduğu gibi, Regâib kandillerinde de minârelere kandillerin asılması gelenek haline geldi. Halk arasında Regâib gecelerinde ibâdet ve duada bulunma, geceyi kandil simidi ve şekerlemeleri ile kutlama âdeti yerleşti. Bu gibi âdetler, günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür.


Regâib ne anlama geliyor?


Regâib, Arapça bir kelimedir ve “reğabe” kökünden gelmektedir. “reğabe”, kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. “reğîb” kelimesi ise, “reğabe”den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. “Reğîbe”nin çoğulu da “reğâib” dir. Bu gece Peygamberimiz’in ana rahmine düştüğü yönünde rivayetler vardır ancak ilmi dayanağı yoktur. Regaib Kandili İslam aleminde hicri 480 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Bizim için önemli olan şudur: Üç ayların ilk cuma gecesi olan bu gece, Allah’a çokça yalvarmak, yakarmak, dua etmek ve af dilemek için bir vesiledir ve bir fırsattır. “Üd’ûnî estecib lekum” yani “Bana dua edin ki, size icabet edeyim” kudsi vaadine tâbi olmaktır.


Meleklerle birlikte olun

Regaib Gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü Teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib Gecesi’ni ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalıdır.




--------------------------------------------------------------------------------


Üç ayları nasıl değerlendirebiliriz?


* Nafile oruçlarla

Pazartesi-perşembe oruçlarını gücümüz yettiğince tutabiliriz. Yapamıyorsak, “dilimize, gözümüze ve kulağımıza” günah orucu tutturabiliriz!


* Nafile namazlarla

Akşam namazı sonrası evvabin, duha namazı, teheccüt namazı vb. kılarak. Ya da kazaya kalmış namazlarımız varsa her namazın sonuna bir adet ekleyip kaza ederek...


* Hayır ve hasenatla

Kişinin tebessümü bile sadaka hükmündedir. Herşeyi hayra yormak, işin oluruna gitmek, müslümanlar arasındaki işleri hal yoluna koymaya çalışmak, dargınları barıştırmaya, küskünleri ısındırmaya çalışmak hayır ve hasenat hükmündedir. Hele bir de maddi imkanınız varsa bu daha çok sevap kazanma imkanı verir Müslüman’a. Bazı mübarek vakitlerde Kur’an’ın normalde 1’e 10 olan sevabı, 1’e 700 bine kadar çıkabilmektedir. Yine sadaka ve zekatların sevapları da öyledir. Müslümanlar bundan mahrum kalmamak için mesela zekatlarını Ramazan’ın en mübarek vakitlerinde vermeye gayret ederler




SeCReT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Sistem Bilgisi ve Linkler Site Durumu