|
isLamForumLari.COM
 Üyelik tarihi: Oct 2009
 Mesajlar: 2.363
 Konuları:
 Cinsiyet:
|
Mi’rac, ruh ve beden iledir
Peygamber efendimiz, 52 yaşında iken, Receb ayının 27. gecesinde Mekke’den Kudüs’e ve oradan göklere götürülüp getirildi. Bu yolculuğuna Mi’rac denir.
Resulullah efendimizden fiilen meydana gelen mucizeler çoktur. Bu mucizelerden birisi de, Mi’rac mucizesidir. Bu mucize, Peygamber efendimizin mübarek cesedi ile beraber yani ruh ve bedenle birlikte, uyanık iken olmuştur.
Mi’rac, hem ruh, hem de beden ile olmuştur. Allahü teâlâ dilediğini çok süratli hareket ettirmeye kadirdir. İsra suresinin ilk âyet-i kerimesinde mealen; (Kulumu gece Mescid-i haramdan Mescid-i Aksaya götürdüm) buyurulmaktadır.
Kul, insana denir. Ruha veya insanın bir haline kul denmez. Buhari’deki uzun hadis-i şerifte ve Ehl-i sünnet âlimlerinin tefsirlerinde ve bütün kitaplarda, Resulullah efendimizin Kudüs’te, Mescid-i Aksa’ya gittim, gördüm buyurduğu bildirilmektedir. O zaman, Mescid-i Aksa Kudüs’te vardı. Çok önce, Süleyman aleyhisselam yaptırmıştı. Birkaç kere yıkılıp yapılmış ve son olarak, hazret-i Ömer tamir ettirmiştir.
Filistin, Arabistan’a komşu bir yerdir. Başka memleketlerden daha yakın olduğu için, (En yakın yer) buyuruldu. Mescid-i Aksa o zaman yeryüzünde bulunan mescitler arasında, Mekke’ye en uzak olanı idi. Bunun için, (En uzak mescid) buyuruldu. En yakın yerde en uzak mescid niçin bulunamazmış ki? Müslümanlar, hicretten 16 ay sonraya kadar, Mescid-i Aksaya karşı namaz kıldı. O zaman, Kudüs’te mescid yok olsaydı, oraya karşı namaz kılmak emrolunur mu ve Resulullah efendimiz, Kudüs’te Mescid-i Aksa’da namaz kıldım der mi idi? Mi’raca inanmayanların aklı, Resulullah efendimizin mübarek bedeni ile Kudüs’e ve göklere götürüldüğünü kavrayamadığı için, buna inanamıyorlar. Eğer Mi’rac, bir hal, bir rüya olsaydı, işitenler ve müşrikler, buna karşı bir şey demezlerdi. Resulullah efendimiz; (Beden ile gittim) buyurduğu için inanmayanlar çok oldu.
Abdülhak Dehlevi hazretleri, Medaric-ün-nübüvve kitabında buyuruyor ki:
“Allahü teâlânın Muhammed aleyhisselama olan ihsanlarının en şereflilerinden biri de, Onu Mi’raca çıkarmasıdır. Bu mucizeyi Ondan başka hiçbir Peygambere vermemiştir. Resulullahın Mekke’den Mescid-i Aksa’ya götürüldüğü, Kur’an-ı kerimde açıkça bildiriliyor. Buna inanmayan kâfir olur. Mescid-i Aksa’dan göğe çıkarıldığını meşhur hadisler haber veriyor. Buna inanmayan ise, bid’at ehli ve fasık olur. Mi’racın uyanık iken ve cesed ile olduğunu, Eshab-ı kiramın, Tabiinin, hadis âlimlerinin, fıkıh âlimlerinin ve kelam âlimlerinin çoğunluğu haber vermişlerdir. Böyle olduğunu sahih hadisler de açıklamaktadır. Mi’rac çok defa olmuştu. Bunlardan biri uyanık iken ve cesed ile idi. Ötekiler yalnız ruh ile idi. Hazret-i Âişe, rüyada ruh ile olan mi’raclardan birini haber vermektedir. Onun bu haberi, uyanık iken cesed ile olan mi’racın yok olduğunu göstermez. Bununla beraber, İslam âlimleri söz birliği ile bildiriyorlar ki, Peygamberlerin rüyaları vahiydir. Bunlarda şüphe etmeye yol yoktur. Gözleri kapalı iken, mübarek kalbleri uyanıktır. Önceden ruh ile olan mi’raclar, cesed ile olacak mi’raca hazırlamak için idi. Müşrikler, mi’raca inanmadıkları ve imtihan ederek Mescid-i Aksa’dan bilgi istedikleri için, İsra suresinde, Mescid-i Aksa’ya kadar götürüldüğü açıkça bildirildi. Bu surede; (Âyetlerimi göstermek için götürdüm) buyurulması, göklere çıkarıldığını gösteriyor. Bu surenin 60. âyetinde mealen; (Sana gösterdiğimiz rüyayı insanlara fitne yaptık) buyurulmaktadır.
Tefsir âlimlerinin çoğu, buradaki rüya kelimesinin uyanık iken gece görmek için kullanıldığını bildirmişlerdir. Mi’rac hadis-i şerifini Eshab-ı kiramdan çoğu haber vermiştir. Bu hadis-i şerif, Buhari ve Müslim’de uzun yazılıdır.”
Netice olarak M’irac, ruh ve beden ile olmuştur. Resulullah efendimizin Mekke’den Kudüs’e götürüldüğüne inanmayanın kâfir olduğu sözbirliği ile bildirilmektedir. Göklere götürüldüğüne inanmayanlar ise, bid’at ehli olmaktadır.
|