Nasıl Bir Duygu
Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken bir bakkal dükkanına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyon'u müsait bir yere saklayıp biraz sonra gelen düşmanları da "Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı!" diye savuşturmuş.
Nihayet az sonra Napolyon'un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon'a sormuş "Efendim! Af buyrun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?"
Napolyon birden öfkelemiş. "Sen kim oluyorsunda benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?" Hemen askerlerine adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş.
Askerler bakkalın gözünü bağlayıp karşısına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık "Ateş!" verilecek... Adamcağız içinden "Ah!, ne yapıyorsun sen? Şimdi ölüp gideceksin!" diye düşünürken arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı açmış. Karşısında Napolyon varmış. Tek cümleyle cevaplamış Napolyon: "İşte böyle bir duygu!"
|