![]() |
|
![]() |
| Tags: dunya, gibidir, kopru |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
isLamForumLari.COM
![]() |
Dünya kelimesi, üzerinde yaşadığımız arz küresine verilen isimdir. Din kitaplarında geçen dünya kelimesi ise, yasak edilmiş, adi, alçak şey anlamındadır. (Dünya melundur) hadis-i şerifinde kötülenen dünya; Allahü teâlânın yasak ettiği, haram kıldığı şeyler melundur anlamındadır. Din kitaplarında kötülenen dünya budur.
Cenab-ı Hak, yarattığı bütün bu alemi, yok olacak şekilde yaratmıştır. Sadece Cennet ve Cehennemi ebedi kılmıştır. Üzerinde yaşadığımız bu dünya da, yok olmak için yaratılmış ve yok olacaktır. Ahiret ise, sonsuz kalmak için ve sonsuz kalacak şekilde yaratılmıştır. Sonsuz kalacak şey ile çabuk yok olacak şey arasında ne kadar fark varsa ise, dünya ile ahiret yapısı ve işleri arasında da o kadar fark vardır. Bu dünya, zevk için, lezzet için yaratılmadı. Ahiret, bunun için yaratılmıştır. Zira hadis-i şerifte; (Dünya sizin için yaratıldı. Siz de ahiret için yaratıldınız! Ahirette ise, Cennetten ve Cehennem ateşinden başka yer yoktur) buyuruldu. Dünya ile ahiret, birbirinin zıddıdır, tersidir. Birini sevindirmek, ötekinin gücenmesine sebep olur. Yani, birinde zevk aramak, ötekinde elem çekmeye sebep olur. Bunun için, dünyada nimetleri, lezzetleri çok olanlar, bunlar için lazım olan şükrü yapmazlarsa ahirette çok korkacak, çok acı çekeceklerdir. Dünyada tehlikelerden sakındığı, çalıştığı halde çok acı çeken iman sahipleri ise, ahirette çok lezzetlere kavuşacaklardır. Dünyanın ömrü, ahiretin uzunluğu yanında, deniz yanında bir damla kadar bile değildir. Daha doğrusu, sonu olan, sonsuz ile ölçülebilir mi? Bunun için Peygamber efendimiz; (Dünya, geçilecek bir köprü gibidir. Bu köprüyü tamir etmekle uğraşmayın. Hemen geçip gidin!) buyurmuşlardır. Malik bin Dinar hazretleri şöyle anlatır: "Bir gece uyuya kalmışım. Gece yapmam ve okumam gerekenleri yapamamış, okuyamamıştım. Rüyamda birisi karşıma çıktı ve “Okuryazarlığın var mı?” dedi. “Var”, dedim. “Şu yazıyı okur musun?” dedi ve elime bir kağıt parçası verdi. Kağıtta; "Dünyanın geçici ve aldatıcı nimetleri, ölümsüz olarak yaşayacağın Cennetin zevk ve sefasından seni alıkoymuştur. Yani geçici olarak zevk aldığın bu uyku, ebedi saadetine yarayacak ibadetine mani olmuştur. Uyan, namaz kıl ve Kur'an-ı kerim oku. Zira bunlar, uykudan hayırlıdır" yazılıydı." Senaullah-i Pani püti hazretleri, kendisini sevenlere yaptığı vasiyetinde buyuruyor ki: “Dünyaya fazla kıymet vermeyiniz. İnsanlar çoğunlukla çocukluğunda ve gençliğinde ölmektedirler. Yaşlanan pek azdır. Hepsinin ömrü kısa süren bir sabah rüzgarı gibi geçmektedir. Nereye gittiğini bilmezler. Kalan ise bitmeyecek olan ahiret işleridir. Bu dünya lezzetleri sıkıntı çekmeden ele geçmiyor. O da az bir şeydir. Bu geçici ve az bir şey olan lezzetlere dalıp, ebedi lezzeti, ahiret saadetini, Allah korusun elden kaçırmak ve ebedi felakete düşmek ahmaklıktır. Dünyayı tercih edenin eline bazen dünya da geçmez. Bu durumda olan, dünyada da ahirette de zarar eder.” Dünya hayatı, iş yapacak zamandır. Keyif yapacak, eğlenecek zaman ileride gelmektedir. Orada, dünyada yapılan işlerin karşılığı ele geçecektir. İş zamanını eğlence ile geçirmek, çiftçinin tohum ekmemesi ve mahsul almaması gibidir. İbrahim bin Muhammed bin Ali et-Tazi hazretleri; “Dünya hayatı; oyun, eğlence ve süsten ibarettir. Dünya seni aldatmasın. Dünya, zâlim ve hilekârdır. Bugün senin olduğunu sandığın malların, yarın başkasının olduğunu görürsün” buyurmuştur. Bu dünya nimetleri geçicidir ve aldatıcıdır. Bugün senin ise, yarın başkasınındır. Ahirette ele girecekler ise sonsuzdur ve dünyada iken kazanılır. Salih bin Beşir hazretleri buyurdu ki: "Dünyanın fani, geçici ve sıkıntılarla dolu olduğunu bilen bir kimse, dünyaya sarılmakla nasıl mutlu olabilir? Dünya, bizden evvelkilerin artığı, geçmişlerin terk edip boşadığıdır. Buradan, ayrılık zamanı gelmeden önce ayrılın ve ölüm, baş ucunuzda imiş gibi hareket edin!" Muhammed bin Ka’b hazretleri; "Dünya, geçici bir yerdir. İyiler ondan yüz çevirir, kötüler ona koşar. İnsanların kötüsü ona rağbet eden, iyisi ondan uzaklaşandır. Dünya, kendine bağlanana sıkıntı verir, helake düşürür. Boyun eğene hainlik yapar. Zenginliği fakirlik, çokluğu azlıktır. Günleri gelip geçer” buyurmuştur. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: “Bu dünya, ahiretin tarlasıdır. Burada tohumlarını ekmeyip yiyenler, böylece bir tohumdan kat kat meyve kazanmaktan mahrum kalanlar, ne kadar talihsiz ve ahmaktır. Aklı başında olan, bu dünyayı fırsat bilir.” Dünya ile ahiret, doğu ile batı gibidir ki, birine yaklaşan, ötekinden uzak olur. Bir kimse, ibadetini yapmaz ve geçiminde, kazancında Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını gözetmezse, dünyaya düşkün olmuş olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Dünyaya, burada kalacağınız kadar, ahirete de, orada kalacağınız kadar çalışınız!) Bu dünya bir köprüdür, her gelen bir bir geçer durmaz! Hani annen, baban nerde, bu dünya kimseye kalmaz. ![]() ![]()
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgisi ve Linkler | Site Durumu |
|
|