Akıllı insan kimdir
Marifet zekâda değil akletmededir. Akletmek kalp ile olur. Kalbin akledebilmesi, marifete erebilmesi için de tezkiyesi ve tasfiyesi şarttır. Şu halde akletmek, yani mutlak hakikati idrak ve bu idrakin gereğince amel, üstün zekâyı değil “saf”lığı gerektirmektedir. Kur’an-ı Kerim’de Ra’d suresinin 19. ayetinde “yegâne hakikatin Allah katından indirilenler olduğunu” idrâk edenlere “ulü’l-elbâb” denir. Takip eden üç ayette ise ulü’l-elbâbın, yani üstün akıl yahut akl-ı selim sahibi kimselerin davranış özellikleri şöyle sıralanır:
“Bezm-i Elest’te verdikleri sözün arkasında dururlar.
Allah’ın emirlerine riayet ederler.
Allah’ın kudret ve azameti karşısında haşyet duyarlar.
Hesap gününde mahçup olmaktan korkarlar.
Sırf Allah rızası için sabrederler.
Namazı hakkıyla kılarlar.
Kendilerine verilen rızıktan gizli ve açık infak ederler.
Kötülükleri iyilikle def ederler.”
|