Kim ki Kuran’ı Öne Alırsa, Kuran Onu Cennete Götürür. Kim de Arkasına Bırakırsa Onu da Cehenneme Sürer [ isLamForumLari.COM Ailesi ]
Alt 07-23-2010, 07:37 AM   #1 (permalink)
Kullanıcı Adı HfZ_aLi_1990
Rütbe Bilgisi
Avatar
Avatar
Avatar Yok
Üyelik Bilgileri
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 462
Konular:
Aktiflik
Seviye: 19 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 47 / 472
Güç: 154 / 1206
Deneyim: 91%

Teşekkür Ve Tecrübe
Tesekkür: 28
103 Mesajina 153 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 10 HfZ_aLi_1990 is on a distinguished road
İletişim Bilgileri
Standart Velîlerden Yardım İstemek

Velide meydana gelen olağanüstü haller Allah Tealâ hazretlerinin kudretinin neticesidir. Velinin kerametleri, Peygamber mucizesinin onun doğruluğunu belgeleyen birer parçasıdır. Bir velide keramet olan her şey, o velinin bağlı bulunduğu peygamber için bir mucize olur. Şu halde mucize ile kerametin meydana geliş ve tahakkuk itibariyle mahiyeti birdir. Allah Tealâ’nın yaratmasıyla meydana gelirler. Allah Tealâ’dan bir şey isterken, peygamberin veya falan velinin hatırına demek “tevessül”dür. “İstigâse” ise peygamber veya veliyi doğrudan doğruya çağırmaktır. Alimlere göre tevessül ve istigâse caizdir. Faydaları vardır.

Ehl-i Sünnet alimlerinden tevessül ve istigâseyi meşru görenlerin açıklamaları şöyledir: Allah’a dua ederken vesile kullanan ya da doğrudan doğruya bir veliyi çağıran kimse, alemde tasarruf sahibi olanın yalnız Allah Tealâ olduğunu bilir, inanır. Bu durumda tevessül ve istigâse tevhid inancına zarar vermez. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de bildirildiği gibi bazı kulların Allah yanında şefaat etme hakkı vardır. Allah Tealâ bu şefaat hakkını sevdiği ve razı olduğu kullarına verir. Şu ayet-i celileler buna delildir:

“İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir?” (Bakara, 255). “Allah’ın huzurunda kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.” (Sebe, 23)

Peygamber s.a.v. Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar:

“Nice saçı sakalı karışık, başı toz içinde adamlar var ki, bunlar bir şeyin olması için Allah’a yemin etseler, Allah onların yeminini yerine getirir.”

O halde öyle velileri şefaatçi etmekte, onların hürmetine Allah’tan istemekte bir sakınca yoktur.

Yusuf Nebhanî hazretleri şöyle buyuruyor: “Cenab-ı Hak çoğu işi sebeplere bağlamıştır. Onun için hakiki tesiri Allah’tan bilmek şartıyla sebeplere başvurmak sakıncalı değil, bazen lüzumludur. Kuyuya düşen bir adam, kendisini çekip kurtarmaları için başkalarını çağırır. Hasta adam doktora gider. Zulme uğrayan hakime başvurur. Bunlar şirk ve küfür değil de, neden bir nebiyi veya veliyi yardıma çağırmak şirk olur! Velileri imdada çağırmak şirk ve küfür değildir. Çünkü velilerin, Cenab-ı Hakk’ın onlara verdiği kerametle, O’nun izni dahilinde uzağı görmesi, sesleri duyması, tayyı mekan etmeleri mümkündür. Bu sebeple onlar uzakta bile olsalar yakın sayılırlar. Velilerin hayatta olmaları ile kabirde olmaları arasında, kerametleri bakımından fark yoktur.”

Peygamberimiz s.a.v.’in; “Beni vefatımdan sonra ziyaret eden hayatımda ziyaret etmiş gibidir.” ve “Amelleriniz bana arz edilir. Onları iyi bulduğum zaman Allah’a hamd ederim.” buyurmuş olması, vefat edenlerin de duyduğuna, dünya ile mahiyetini bilmediğimiz bir ilişki içinde olduklarına işarettir.

İstigâse sahih hadislerle de sabittir. Buna bir misal:

Rasulullah s.a.v. Efendimiz’in yanına bir âmâ geldi, gözlerinin görmemesinden şikayet etti. Efendimiz ona sabır tavsiyesinde bulundu. Fakat adam kendisini gezdirecek kimsesi olmadığını söyledi. Rasulullah s.a.v. ona şöyle buyurdu: “Git abdest al ve iki rekât namaz kıl. Ondan sonra, ‘Allahım ben rahmet nebisi Muhammed ile sana dua ediyorum. Allahım onu bana şefaatçi yap. Şefaatini kabul et.’ de.” Adam kendisine söylenenleri yaptı, biraz sonra gözleri açıldı. Bunun üzerine Allah Rasulü ona “Başka ihtiyaçların olursa da böyle yap.” buyurdu.

Ayet-i kerimede buyuruluyor ki:

“Onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler ve hem kendileri istiğfar etse hem de sen onlara istiğfar etsen, Allah’ın tevbeleri kabul ettiğini, merhametli olduğunu görürsün.” (Nisa, 64)

Bu ayet, peygamberin onlara edeceği istiğfarın, onların istiğfarının kabulüne sebep olacağının delilidir. Onun için hacca gidenler bu ayeti okuyarak Rasulullah s.a.v.’in huzuruna varırlar
HfZ_aLi_1990 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsored Links
Cevapla

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:09 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2010, System-OFF
isLamForumLari.COM Hakları Tamamen Saklıdır.
Link irtibat : ( egeli_efeali90@hotmaiL.Com