![]() |
|
![]() |
| Tags: allahin, hakkidir, tekfir |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Guest
Mesajlar: n/a
Konuları:
Cinsiyet:
|
Halbuki tekfir onlarin degil ALLAH'in hakkidir.
[Abdulfettah Ebu Gudde burada söyle bir not düsüyor: ALLAH rahmet eylesin Ebu Hanife'nin gögsü ne genis, insafi ne olgun! Kendisini tekfir edene kafir deyip demeyecegi soruldugunda söyle demistir: Beni tekfir edene kafir demem, yalan söylüyor derim. Bu ifade el-alim vel-müteallim kitabindadir. Ebu Mukatil Hafs ibn-i Selm es-semerkandi ondan sayfa 62-67 de söyle rivayet eder: "Dedim ki: sana kafir diyen hakkinda ne dersin? Dedi ki [yani Ebu Hanife -- Çeviren]: Onun yalanci oldugunu söylerim. Ona kafir demem. Fakat yalanci olarak isimlendiririm. Çünkü ihlal edilmesi haram kilinmis haklar ikidir: Biri ALLAH'la ilgili, öbürü ise kullarla ilgilidir. ALLAH'la ilgili hakkin haram olan ihlali, ona sirk kosmak, onu tekzib etmek ve küfürdür. Kullarla ilgili olarak ihlal edilmesi haram kilinmis seyler de aralarinda meydana gelen çesitli haksizliklardir. ALLAH'a karsi yalan söyleyenle bana karsi yalan söyleyenin ayni olmasi yarasmaz. Çünkü ALLAH ve rasulunu yalanlamak, diger bütün insanlar hakkinda yalan söylemekden daha büyük bir günahtir. Benim kafir oldugumu söyleyen benim nazarimda yalancidir. Benim hakkimda yalan söyledi diye benim de onun hakkinda yalan söylemem helal olmaz. Çünkü ALLAH teala söyle buyurdu: 'Bir kavme olan garaziniz sizi adaletten alikoymasin. Adalet ediniz, bu takvaya en yakin olandir.' [3] Dedi ki: (yani) bir kavme olan düsmanliginiz sizi onlara adil davranmaktan vazgeçmeye sevketmesin." Ebu Hanife'nin (r.aleyh) sözü ve Ebu Gudde'nin notu burada bitti. -- M. Ö.] [Ibn-i Teymiyye devamla söyle diyor -- M. Ö.:] Insana kendini yalanlayan hakkinda yalan söylemesi veya kendine karsi çirkin hareket edene çirkin hareketle karsilik vermesi yakismaz. Sahabenin haricileri tekfir etmemelerine bir baska delil de onlarin haricilerin arkasinda namaz kilmalaridir. Abdullah b. Ömer (r.a.) ve baska sahabiler Necdet-el-haruri'nin arkasinda namaz kilarlardi. Sahabiler onlarla bir müslümanin müslümanla konustugu gibi konusur, fetva verir, hutbe söylerlerdi. Ayni sekilde Necdet-el-haruri mesele sormak için adam gönderdiginde, Abdullah b. Abbas cevaplandirirdi. Yine Buhari'deki hadisde [4] Nafi b. el-ezrak'i meshur meselelerde cevaplandirdigi gibi. Nafi onunla Kur'an'la ilgili konularda iki müslümanin yaptigi gibi münazara ediyordu. Müslümanlarin tavri hala böyledir. Rasulullah (s.a.v.)in sahih hadislerde onlarla savasmayi emretmesi ile birlikte müslümanlar, haricilere, (Ebu Bekir) es-siddik (r.a.)in savastigi mürtedler gibi bakmadilar. Onlarin yeryüzünde öldürülenlerin en serlisi oldugu, onlari öldürenlerin en hayirli savasçilar olduguna dair hadis Ebu Umame tarafindan Tirmizi ve baskalarinca rivayet edilmistir. Bunun manasi onlarin müslümanlara karsi baskalarindan daha serli olmasidir. Yani kimse müslümanlara o kadar serli olmamistir. Ne yahudiler, ne de hristiyanlar... Çünkü hariciler kendilerine uymayan her müslümanin öldürülmesine, kanlarinin, mallarinin ve çocuklarinin katlinin helal kilinmasina içtihad etmis, onlari tekfir etmislerdi. Sapik bid'atlerinin ve cehaletlerinin büyüklügünden ötürü bu sekilde inaniyorlardi. Bununla birlikte sahabe ve onlara güzelce uyan tabiin, onlari tekfir etmediler, mürted saymadilar. Onlara karsi ne sözde, ne fiilde asiri gitmediler. Aksine o konuda ALLAH'dan takva ettiler ve böylece adil bir tavir içinde oldular. Sia, mutezile ve sair bid'at ve heva ehli için de ayni sey söz konusudur. Kim 72 firkanin hepsini tekfir ederse, kitaba, sünnete, sahabe icmaina ve onlara güzelce uyan tabiine muhalefet etmis olur. Her ne kadar bu "72 firka" hadisi Sahihayn'da yoksa da, ibn-i Hazm ve baskalari "zayif" dedilerse de Hakim gibi digerleri "hasen", yahut "sahih" demislerdir. Sünenlerde çesitli yollardan rivayet edilmistir. "72 firka ateste ve bir firka cennettedir" sözü, "yetimlerin mallarini haksiz yere yiyenler, karinlarina ancak ates dolduruyorlar ve sonra da çilgin bir atese gireceklerdir" [5] ayetinden veya "Kim bunu zulmen veya düsmanca yaparsa onu atese sokacagiz. Bu ALLAH'a kolaydir" [6] ayetinden daha büyük degildir. Daha bunun gibi kim söyle yaparsa atese girecektir türünden baska nasslar da vardir. Bununla birlikte birisi için mutlaka atese girecektir diyemeyiz. Belki tövbe edecektir, belki hasenati seyyiatini giderecek kadar çoktur veya basina gelen musibetler ALLAH tarafindan günahina keffaret sayilmistir vs. Bilakis, ALLAH'a ve rasulune zahiren ve batinen iman etmis, rasulden gelenle hakka uymaya niyet etmis bir kisi, hakki bilmeyip hata ettiginde, ALLAH'in onu mazur görmesi, bilerek, kasden günah isleyene kiyasla daha evladir. Bildigi halde kasden günah isleyen süphesiz azaba müstahakdir. Ama öbürü kasden degil, hataen günah islemistir. ALLAH teala ise bu ümmetin kasitsiz hata ve unutmasini cezalandirmayacaktir... -------------------------------------------------------------------------------- [1] Hasr 10 [2] Arapça metinde, bu noktada ayni manada, farkli senette üç hadis veriyor ibn-i Teymiyye. Manalar ayni oldugundan çeviriyi kisaltma amaciyla ilk ikisi alinmadi. [3] Maide 8 [4] Abdulfettah Ebu Gudde bu hadisin Buhari'de degil, Müslim de oldugunu, ibn-i Teymiyye'nin yanlis hatirladigini belirtiyor. [5] Nisa 10 [6] Nisa 30 |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgisi ve Linkler | Site Durumu |
|
|