![]() |
|
![]() |
| Tags: duygu, hikmetler, ilh, mizaclardaki |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
isLamForumLari.COM
![]() |
İnsan; biri hisle müşahede edilen beden, diğeri de akıl ile idrak olunan ruh olmak üzere iki unsurdan müteşekkildir.
Allah-u Teâlâ insanı en güzel ve itidal üzere yarattığı gibi, insanda bir takım zaruri duygular, huylar da yaratmış, her insana uygun mizaçlar vermiştir. Hiçbir insanın huyları ve mizaçları birbirine benzemez. Bu hayat verici duyguların tertip edilmesinde, Halik-ı Zülcelâl'in kudret ve azameti apaçık görülür. Şu unutma ve hafıza nimetlerini bir düşün! Allah-u Teâlâ her ikisini de yerli yerince nasıl yarattı? Eğer unutma insana musibetleri unutturmasaydı; hasret eksilmez, âfetleri, felaketleri hatırından çıkaramaz, bu sebeble de huzurlu bir hayat yaşayamazdı. Hafıza da unutma da birbirine zıt iki duygudur, her ikisinde de insanlar için bir çok iyilikler ve faydalar vardır. İnsanlar yazı yazma nimeti ile geçmiş zamana âit bilgileri elde ederler, bugünün bilgilerini geleceğe aktarırlar. Aralarındaki muamele ve hesapları bununla yaparlar. Eğer bu nimet olmasaydı, dünün ilmi bize ulaşamaz, ilimler, irfanlar, faziletler yok olur, nesiller arasında büyük bir boşluk olurdu. Bu lütufları bahşeden Allah'ın şanı ne yücedir! İnsanda yaratılmış olan gadap duygusunun hikmetini hiç düşündün mü? İnsan onunla kendisine eziyet veren şeyleri uzaklaştırır. Düşmanına karşı dinini, vatanını, canını ve malını korur. Gadapta zararı defedecek dereceye kadar cevaz vardır. Haset duygusu ile de insan bir çok menfaatler elde eder. Ancak bu duyguda da itidali kaybetmemek lâzımdır, gıpta derecesine kadar mahzuru yoktur. Eğer haddi aşılırsa, o zaman şeytanın durumuna düşülür. İnsana verilen ve yasaklanan şeylerin hepsi de kendi iyiliği içindir. Hedefe ulaşma duygusu ile dünya imar edilir, nesil devam eder. Bu suretle dünyanın nizamı kurulur, kendisinden sonra gelen kuvvetli nesiller, evvelki zayıf nesillere imar yönünden mirasçı olurlar. Bu hal böylece kıyamete kadar devam eder. Allah-u Teâlâ insanlara ne zaman öleceğini, ne kadar yaşayacağını bildirmemiştir. Bu da ilâhi nimetlerden biridir. Eğer ömrün kısa olduğu bilinse, hayatta huzur bulunmazdı. Nesil yetiştirmek, mal-mülk sahibi olmak için de bir arzu duyulmazdı. Bunun aksine olarak ömrünün uzun olduğu bilinse, bu sefer nefsin arzularına uyulur, Allah-u Teâlâ'nın çizdiği hudutların dışına çıkılırdı. Kişi kendisini tehlikeye atar, kötülüklere dalmaktan nefsini durduramaz, böylece felâkete sürüklenmekten kurtulamazdı. Nitekim bu şuurdan mahrum olanlar aynı felâketlere düşmektedirler. Bu şuura sahip insanlar ise ölümün hemen gelivermesinden korkarak, ölüm gelmeden önce iyi işlere koyulurlar. Bu da insan için bir başka faydadır. Büyük hikmetlerden biri de insanların fakirlik ve zenginlik durumlarında bulunması için mal kazanma kabiliyetindeki farklılıklardır. Bu sayede dünya nizamı dengeli bir şekilde devam eder. Sonra bir bak! İnsanların menfaatlendikleri çeşitli lezzetteki yiyecekler; muhtelif renkte ve güzellikteki meyveler; karada, denizde, havada sefer yapan nakil vasıtaları; seslerinden, ziynetlerinden hoşlandığı kuşlar; meşru ihtiyaçlarını gördüğü para ve mücevherler; sağlığını koruduğu çeşitli ilaçlar; etlerinden, tüylerinden, kıllarından istifade ettiği hayvanlar; kokularından istifade ettiği, şekillerinden içi açıldığı çiçekler; giydiği her çeşit elbiseler... Bütün bunlar Allah-u Teâlâ'nın insanda yaratmış olduğu akıl ve anlayış kabiliyetinin eserleridir. Kıyamete kadar sayılsa dünyanın nizamı ve insan neslinin devamı için Allah-u Teâlâ'nın insanlara bahşetmiş olduğu lütufları ve hikmetleri dile getirilemez. Bu nimetlerin adedi ve sonu yoktur. Bu ilâhî hakikatlerin sonunu ve sayısını O'ndan başka hiç kimse bilemez. Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabb'ine varan bir yol tutar." (Müzzemmil: 19) İman, itaat ve güzel amellerle Rabb'ine esenlik içinde ermeye ve yaklaşmaya çalışır. ![]() ![]()
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgisi ve Linkler | Site Durumu |
|
|