Burundaki İlâhî Hikmetler
Burun, kemik ve kıkırdaktan yapılmış, üstü adale ve deri tabakasıyla kaplı bir uzuvdur. Kemik kısmı daha gerilerdedir. Önde çıkıntı yapan kısmı kıkırdaktan yaratılmış, burun delikleri ortadan bir bölme ile ikiye ayrılmıştır.
Yaratılan her şeyde bir hikmet olduğu gibi, burun dokusunun bu şekilde yaratılmış olmasının hikmetleri de çoktur. Eğer kıkırdaktan değil de deriden yaratılmış olsa idi, soluk alış-verişler imkânsız hale gelirdi. Kemik olsaydı, yüzün en çıkıntılı kısmı en ufak darbelerde bile hemen kırılırdı.
Allah-u Teâlâ burunu yüzün ortasında en güzel bir surette yükseltmiştir.
Burunda "Konka" denilen, kanat şeklinde sağlı sollu üç çift kemik çıkıntıları vardır. Bunlar tıpkı uçak kanatları gibi olup, burna gelen ve dışarı atılan havanın burun yüzeyine dengeli bir şekilde yayılmasında vazifelidirler. Burun mukozasında ve ve bu mukozanın altında bulunan zengin kılcal damar ağı sayesinde buruna giren hava ısıtılmakta, nemlendirilmekte ve havanın içinde bulunan toz gibi yabancı artıklar tutulmaktadır. Böylece her türlü kirden arınmış ve ısıtılmış hava akciğerlere gönderilmektedir. Bir kısmı da beyine nüfuz eder.
Burun deliklerinden bir günde ortalama 15 metreküp hava geçer. Burundan nefes alırken vücudun ihtiyacı olan oksijen bir taraftan içeri alınırken, diğer taraftan da vücut için bir zehir olan karbondioksit dışarı atılmakta; aynı zamanda konuşma ve koklama faaliyetini de icra edebilmektedir.
Gırtlaktan geçen nefes sadece belirli frekansta seslerin çıkmasına sebep olur. Ondan sonra sesin yükseltilmesi burun ve sinüslerin yardımı ile olmaktadır. Burnun tıkalı olduğu durumlarda konuşma bozulur.
Allah-u Teâlâ buruna koklama duygusunu verdi ki, insan yenilen ve içilen şeylerin kokusunu anlar, güzel kokulardan faydalanır, çirkin kokulardan kaçınır.
Bunun sırrını Yaratıcı'dan başka hiç kimse hakkıyla bilemez.
|