Kafatasının içine yerleştirilerek bütün dış etkilere karşı korunmuş olan beyin, bir çok girinti ve çıkıntılardan meydana gelir. Bu girinti ve çıkıntılar büyük ve derin kıvrımlar yaparak beyin yüzeyinin genişlemesini sağlarlar. Beyin kıvrımlarında bir çok fizikî ve ruhî duyu merkezleri bulunmaktadır.
Allah-u Teâlâ beyni bir kale içine koydu ki, o bütün duyguların kaynağı olduğu için buna lâyıktır.
Vücudun duyum ve şuur merkezi beyindir. Kafatasının içinde, beyazımtırak, yumuşakça bir kitledir. Bütün zihni faaliyetlerinin merkezidir.
Beyin kafatasında bir zar içinde bulunur. Merkezi sinir sisteminin boşluk ve kanallarını da dolduran bu sıvı, beyni çarpmalara karşı korur. Beyin ayrıca menenj denilen üç katlı bir zarla korunur.
Beyin kabuğunun çeşitli bölümleri, duyu organlarından gelen çeşitli etkileri alır. Duyma, görme, işitme, tatma, dokunma duyuları beyin kabuğunda belirli yerlere gelirler.
Mesela; görme merkezi artkafa lobunun kabuğudur. Duyma merkezi, şakak lobunun kabuğudur. Dokunma duyumunun beyin kabuğu tarafından alınması başka şekilde olur. Beyin kabuğunda vücudun her noktasıyla ilgili ayrı bir yer vardır. Vücudun neresine dokunulduğu bu sayede anlaşılır. Tatma duyumları da dokunma duyumları bölümünden alınır. Koku duyumu, şakak lobundaki koku merkezi tarafından alınır. Beyin kabuğunun bir kısmı vücudun kaslarına emir göndererek hareketleri sağlar.