![]() |
|
![]() |
| Tags: adem, aleyhisselmin, doken, idi, ilk, kan, kbil, oglu |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
isLamForumLari.COM
![]() |
Âdem Aleyhisselâm'la Havvâ Vâlidemiz'den pek çok erkek ve kadınlar türedi. Yeryüzünde insanlar çoğaldı. Havvâ Vâlidemiz her doğum yaptığında biri erkek biri kız olmak üzere ikiz doğuruyordu.
İlk batında Kâbil ile kızkardeşi, ikinci batında Hâbil ile kızkardeşi doğmuştu. Allah-u Teâlâ birinci batında doğan erkekle ikinci batında doğan kızı, ikinci batında doğan erkekle birinci batında doğan kızı evlendirmesini Âdem Aleyhisselâm'a emir buyurdu. İlk zamanlarda kardeşler arasında evlenme yasak edilmemişti. Bununla beraber aynı anda doğan kız ve erkek kardeşler birbiriyle evlenemez, neslin çoğalma zaruretinden dolayı, bir önce veya sonra doğanlarla evlenebilirlerdi. Zamanla insanlar çoğalınca bu ruhsat ortadan kaldırıldı. Aradan yıllar geçti. Kâbil ile Hâbil iyice büyüdüler, artık evlilik çağları da gelmiş bulunuyordu. Her ikisi de birer kızkardeşle dünyaya geldikleri için, bu durumda birbirlerinin ikizi olan kızlarla evlenmeleri gerekiyordu. Şu kadar var ki Kâbil, kendi ikizi, evlenmesi gereken kıza nispetle daha güzel olduğu için, onunla evlenmeyi gözüne koydu. Âdem Aleyhisselâm'ın şeriatına uymak istemedi. Oysa bu kızla ancak Hâbil evlenebilirdi. Mesele kıskançlık ve hasede dönüştü. Âdem Aleyhisselâm araya girmişse bile Kâbil'i râzı edemedi. İşin halli için Allah-u Teâlâ'ya birer kurban takdim etmelerini emretti. Kurbanı kabul edilenin haklı, kabul edilmeyenin haksız olduğu belli olmuş olacaktı. Allah-u Teâlâ Hâbil'in kurbanını kabul buyurdu. Bunun üzerine fazlasıyla üzülen Kâbil, kıskançlık duygusuyla kardeşi Hâbil'i öldürdü. Âdem Aleyhisselâm'ın iki oğlu arasında ilk adam öldürme, kardeş kanı dökme hadisesi meydana geldi. Âdem Aleyhisselâm, ilk evlât acısı duyan peygamberdir. Allah-u Teâlâ'nın hükmüne muhalefette bulunanlara bir uyarı olmak üzere bu hususta Kur'an-ı kerim'de şöyle buyurulmaktadır: "Resul'üm! Onlara Âdem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat." (Mâide: 27) Bu kıssa ile onlara öğüt ver. Çünkü bu gerçek bir kıssadır. İbret alsınlar, hasedin ve çekememezliğin neler getirdiğini öğrensinler. "Hani ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de, birisininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti." (Mâide: 27) Çünkü Kâbil Allah-u Teâlâ'nın hükmüne râzı olmamış, kurbanında iyi niyetli davranmamış, sahip olduğu malın en kötüsünü sunmuştu. Kurbanının kabul olunmamasına çok öfkelendi. Kin ve öfkesini içinde gizliyordu. Kardeşini ölümle tehdit etti ve dedi ki: "Andolsun seni öldüreceğim!" (Mâide: 27) Hâbil: "Niçin?" diye sordu. "Çünkü senin kurbanın kabul edildi, benimki kabul edilmedi." cevabını verdi. Hâbil dedi ki: "Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder." (Mâide: 27) Sen ise takvâ sahibi değilsin. Sen nefsinin arzusuna kapılmışsın. Bu benim yüzümden olan bir şey değildir. "Beni öldürmek için elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi uzatmam." (Mâide: 28) Senin yaptığın kötü fiili işleyerek, yapılan hatada aynı duruma düşmek istemem. "Çünkü ben âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım." (Mâide: 28) Bunun için de böyle bir zulüme cüret edemem. "Dilerim ki, sen benim günahımı da kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın." (Mâide: 29) Ben ise böyle bir günaha girerek cehennemlik olmamı istemem. "Zâlimlerin cezası işte budur." (Mâide: 29) Muhsin olanların yeri ise cennettir. "Nihayet nefsi onu kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü. Bu yüzden de kaybedenlerden oldu." (Mâide: 30) Hem dinini kaybetti, hem de dünyasını. Kâbil, kardeşinin kanlı cesedi başında donup kalmıştı. Hâbil yeryüzünde ilk ölen kimse olduğu için cesedine ne yapacağını bilemiyordu. O sırada birbiriyle döğüşen iki karga gördü. Biri diğerini öldürdü. Sonra gagası ve ayakları ile hemen bir çukur kazdı. Öldürdüğü kargayı açtığı çukura iterek üzerini toprakla örttü. Kâbil yaptığı işin üzüntüsü ve pişmanlığı içinde kardeşini toprağa gömdü. Allah-u Teâlâ bu hâli Âyet-i kerime'sinde şöyle haber veriyor: "Sonra Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. 'Yazıklar olsun bana, şu karga gibi bile olmaktan âciz kaldım da kardeşimin ölüsünü örtemedim.' dedi. Bu sebeple ettiğine pişmanlık duyanlardan oldu." (Mâide: 31) Bu pişmanlık, işlediği günahtan dolayı Allah'tan korktuğu için değil, cesedi ne yapacağına şaşırdığı içindi. Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Kâbil'in yaptığı bu zulmün büyüklüğünü bir Hadis-i şerif'lerinde şöyle beyan buyurmuşlardır: "Herhangi bir kimse zulmen öldürülürse, onun kanından bir hisse Âdem'in ilk oğlu Kâbil'e ayrılır. Çünkü o, adam öldürme çığırını ilk açandır." (Buhârî, Enbiyâ 1 - Müslim: 1677) Bu Hadis-i şerif İslâm kâidelerinden biridir. Bir kimse bir kötülük icâd ederse, o kötülüğü işleyen her insanın kazandığı günahın bir misli tâ kıyamete kadar onu icâd edene verilir. ![]() ![]()
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgisi ve Linkler | Site Durumu |
|
|