|
isLamForumLari.COM
 Üyelik tarihi: Oct 2009
 Mesajlar: 2.363
 Konuları:
 Cinsiyet:
|
Nefs, öldürülebilir mi?
Allahü teâlâ, merhamet ederek, dünyada seve seve çalışabilmeleri, çalışmaktan usanmamaları için, insanlarda nefs denilen bir kuvvet yaratmıştır. Nefs adı verilen bu kuvvet, şehvetlere kavuşmak ve gadab edilenlerle mücadele etmek için insanı zorlar. Fakat insanın nefsi, bu işinde sınır tanımaz. Yaptığı işler, hep aşırı, hep zararlı olur. Mesela hayvan susayınca, suyu içer ve doyunca içmez. İnsanı nefsi zorlayarak doyduktan sonra da içirir. Sığır aç olunca, çayırda otlar, doyunca, yatar, uyur. İnsan aç olunca, çayırda otlayamaz. Bulduğu otlar arasında seçim yapması, seçtiğini soyup, temizleyip, pişirmesi lazımdır. Nefs, bu yorucu, usandırıcı işleri seve seve yaptırır. Fakat, hoşuna gideni, doyduktan sonra da yedirir...
Allahü teâlânın merhameti sonsuz olduğundan, nefsin insanı felakete sürüklemesine mani olmak için, nefsin arzularını sınırlayan, onu taşkın olmaktan kurtaran emirler ve yasaklar göndermiştir. Peygamberleri ile gönderdiği bu emir ve yasakların toplamına, İslamiyet denir. Bir insan, işlerini yaparken, İslam dinine uyarsa, nefsi taşkınlıktan kurtulur.
Bu dünyada, her mahlukta ve her şeyde, Allahü teâlânın hem rahmet, hem de gadab sıfatı tecelli etmektedir. Su, insanların, hayvanların ve bitkilerin yaşamaları için, temizlik, yemek ve ilaç yapmak için lazım olduğu gibi, denizde binlerce insan boğulmakta, sel suları evleri yıkmaktadır. Ateş, ekmek, yemek pişirmek, kışın ısınmak için lazım olduğu gibi, içine düşeni yakmaktadır. Elektrik, çok yerde işimize yaradığı halde, yangına sebep olmakta, insana çarpınca, hemen öldürmektedir. Her ilaç, bir derde deva olduğu halde, fazlası zararlı olmaktadır. Her şey de böyledir. Nefs de bunlar gibidir. Hem faydalı, hem zararlı tarafları vardır.
Nefsin yaratılması, insanların yaşaması, üremesi, dünya için çalışmaları ve ahiret için cihad sevabı kazanmaları içindir. Allahü teâlâ, nefsi böyle nice faydalar için yaratmıştır.
Allahü teâlâ bütün insanlara merhamet ederek, acıyarak, nefse hakim olup, zararlı arzularını önlemeleri için, akıl da yaratmıştır. Akıl, insan dimağı vasıtası ile, his uzuvlarından, şeytandan ve nefsten kalbe gelen arzuları inceleyerek, iyilerini kötülerinden ayıran bir kuvvettir.
Allahü teâlâ, ayrıca Peygamberler göndererek, hangi şeylerin faydalı, hangi şeylerin zararlı olduklarını ve nefsin bütün arzularının kötü olduğunu bildirmiştir. Akıl, nefsin isteklerini, Peygamberlerin iyi dedikleri şeylerden ayırıp, kalbe bildirir, kalb de, aklın bildirdiğini tercih ederse, nefsin arzularını yapmayı irade etmez.
Kalb, İslamiyet’in iyi dediklerini, tercih ve irade ederse, yaptırırsa, insan saadete kavuşur. Kalb, akla tabi olarak İslamiyet’e uyunca, nefsin yaratılmış olması, insanların sonsuz nimetlere kavuşmalarına mani olmaz. Kalbin nefse aldanmaması, ona uymaması, nefs ile Cihad olur. Allahü teâlâ, cihad edenlere, Cennette yüksek dereceler vereceğini bildiriyor. Bu yönü itibariyle nefs, insanların cihad sevabına kavuşmalarına, meleklerden üstün olmalarına sebep olmaktadır.
İnsanın nefsi, hayvan gibi, kendine düşkündür. İnsanın dünyada ve ahirette saadete kavuşması için, nefsine uymaması, onu zayıflatıp, zarar yapamayacak hale getirmesi lazımdır. Kalbi, nefsin elinden, baskısından kurtarmak için, nefsi ezmek, kalbi uyandırıp kuvvetlendirmek lazımdır. Nefs ölmez, öldürmek de mümkün değildir. Ancak kalbe tesir edemeyecek şekilde zayıflatıp kötülüklerinden kurtulmak mümkün olur. Nefsi zayıflatmak, kötülüklerden kurtarmak da, ancak İslamiyet’e uymakla olur. Nefsi ezmek için, İslamiyet’e uymaktan başka da bir yol yoktur.
Netice olarak nefsi öldürmek, bütün isteklerini reddetmek diye bir şey yoktur. İslamiyet, nefsi öldürmeyi değil, kontrol altına almayı istemekte ve nefsin isteklerinden helal olanları yapmaya izin vermekte, haram olanlarına ise, izin vermemektedir
|