|
isLamForumLari.COM
 Üyelik tarihi: Oct 2009
 Mesajlar: 2.363
 Konuları:
 Cinsiyet:
|
Kelime-i tevhidin manâsı
Müslüman olmak için, Kelime-i tevhidi söylemek, manâsını kısaca bilmek ve inanmak lazımdır.
Kelime-i tevhid; “La ilahe illallah Muhammedün resulullah” demektir.
Kelime-i tevhidin kısaca manâsı ise; “Allahü teâlâ vardır, birdir, ortağı, benzeri yoktur ve Muhammed aleyhisselam Onun kulu ve peygamberidir” anlamındadır.
İmam-ı Gazali hazretleri, Kimya-i saadet kitabında, Kelime-i tevhidin geniş anlamını açıklarken buyuruyor ki:
“Müslüman olan bir kimseye, ilk önce La ilahe illallah, Muhammedün resulullah kelimesinin manâsını bilmek ve inanmak farzdır. Bu kelimeye Kelime-i tevhid denir. Her Müslümanın, Kelime-i tevhidin manâsına hiç şüphe etmeden, yalnız inanması yetişir. Bunları, delil ile ispat etmesi ve akla uydurması farz değildir. Resulullah efendimiz, ilk Müslüman olanların, delil ile bilmelerini ve bu delilleri de söylemelerini, şüphelerini araştırıp, bunların çözülmesini emir buyurmadı. Yalnız inanmalarını, şüphe etmemelerini emreyledi. Herkesin böyle kısaca iman etmesi yetişir. Fakat, her şehirde birkaç din aliminin bulunması farz-ı kifayedir. Bunların, delilleri bilmesi, şüpheleri gidermesi, sualleri çözmeleri vaciptir. Bunlar, müminlerin çobanı gibidir. Bir taraftan, onlara itikat, yani iman bilgisi öğretir, itikatlarını korur. Bir taraftan da din düşmanlarının iftiralarına cevap verirler.
Kelime-i tevhidin manâsını, Kur’an-ı kerim bildirmekte, Resulullah efendimiz de bu bildirilenleri açıklamaktadır. Eshab-ı kiramın hepsi, bu açıklamaları öğrendi ve kendilerinden sonra gelenlere bildirdiler. Eshab-ı kiramın bildirdiklerini hiç değiştirmeden, olduğu gibi, kitaplara geçirerek bizlere ulaştıran yüksek din alimlerine Ehl-i sünnet denir. Herkesin, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmesi, bu inançta birleşmeleri lazımdır. Saadetin tohumu, bu itikattır ve bu itikatta birleşmektir. Kelime-i tevhidin manâsını, Ehl-i sünnet alimleri şöyle bildiriyor:
İnsanlar yoktu, sonradan yaratıldı. İnsanların bir yaratanı vardır ve her varlığı da, O yaratmıştır. Bu yaratan birdir, ortağı, benzeri yoktur. O, hep var idi, varlığının başlangıcı olmadığı gibi sonu da olmaz. Onun hep var olması lazımdır ve O, yok olamaz. Varlığı kendindendir, hiçbir sebebe ihtiyacı yoktur. Ona muhtaç olmayan hiçbir şey yoktur. Her şeyi var eden, her varı her an varlıkta durduran Odur. O, madde, cisim değildir. Hiçbir maddede bulunmaz, şekli yoktur. O deyince, akla hayale gelen her şey, O değildir. O, mahlukları gibi değildir. Akla, vehme, hayale gelen her şeyi, O yaratmaktadır. Her varlık, Arş’ın altındadır. Arş ise, Onun kudreti, kuvveti altındadır. O, ezelde, sonsuz öncelerde nasıl ise, şimdi de hep öyledir. Arş’ı yaratmadan önce nasıl idi ise, ebedi sonsuz geleceklerde de, hep öyledir. Onda değişiklik olmaz. Onun sıfatları vardır. Sıfat-ı sübutiyyesi sekizdir: Hayat, ilim, sem’, basar, kudret, irade, kelam, tekvin. Bu sıfatlarında da, hiç değişiklik olmaz. Zira değişiklik olması, kusurdur. Onda kusur, noksanlık yoktur.
Allahü teâlâ, kullarına, Peygamberler gönderdi. Bu büyük insanlar vasıtası ile kullarına, saadete ve felakete sebep olan işleri bildirdi. Peygamberlerin en yükseği, son Peygamberi olan Muhammed aleyhisselamdır. Yeryüzündeki dinli dinsiz herkese, her yere, her millete Peygamber olarak gönderilmiştir. Bütün insanların, meleklerin ve cinnin Peygamberidir. Dünyanın her yerinde, herkesin, o yüce Peygambere tabi olması, uyması lazımdır.”
Netice olarak Kelime-i tevhidi, anlamı ile bilmek, inanmak ve her zaman söylemek lazımdır. Zira Resulullah efendimiz; (Mahşer günü bir kişi gelecek, doksan dokuz defteri olup, her bir defterin sathı, göz gördüğü kadar geniştir. Hiçbirinde iyiliği olmayıp, yalnız bir parmak kadar, o kimsenin dünyada söylediği Kelime-i tevhid bulunur. O doksan dokuz defter terazinin bir kefesine ve bir Kelime-i tevhidi diğer kefesine koyarlar. Kelime-i tevhid tarafı ağır gelir) buyurmuştur.
|