Numan bin Mukarrin'in Şehit Olmayı Temenni Etmesi
Hz. Ömer, Hürmüzan'la istişare etti. Ona, "Ne dersin, önce Fars'tan mı, Azerbaycan'dan mı, yoksa İsfahan'dan mı başlayalım"dedi. Hürmüzan, "Fars ve Azerbaycan iki kanattırlar. İsfahan da baştır. Eğer sen kanatlardan birisini kesersen öteki kanat iş görür. Ama başı kesersen iki kanat da düşer. Öyleyse baştan başla"dedi. Hz. Ömer kalkıp mescide girdi. Numan b. Mukarrin namaz kılıyordu. Ömer onun yanına oturup selâm vermesini bekledi, selâmı verdikten sonra, "Sana bir görev vermek istiyorum"dedi. Numan, "Eğer haraç toplayıcı olarak tayin edersen ben gitmem, fakat savaşa gönderirsen giderim"dedi. Hz. Ömer ona, "Seni istediğin göreve tayin ettim"dedi ve onu İsfahan'a gönderdi. Muğire, Numan'a, "Allah senden razı olsun, ne bekliyorsun? Görmüyor musun düşman bize ok yağdırıyor. Bir an önce hücum emrini ver"dedi. Numan ona, "Vallahi sen akıllı bir insansın ve mâkul düşünüyorsun. Fakat ben Hz. Peygamber'le bir çok savaşta bulundum. Hz. Peygamber sabah serinliğinde başlamamışsa, güneş zail olup rüzgar esmeye başlamadan ve zafer ümidi belirmeden savaşa girmezdi"dedikten sonra askerlere, "Ben bayrağı üç defa sallayacağım. Birincisinde herkes ihtiyacını görsün, abdest alsın. İkinci defa salladığımda herkes silahını kontrol etsin, ayakkabılarının bağlarını bağlasın ve eksikliklerini tamamlasın. Üçüncü salladığımda hücuma geçin. Hiç kimse bir başkası için geri kalmasın. Numan dahi öldürülse kesinlikle hiç kimse ona dönüp bakmasın. Ben Allah'a, bir dua yapacağım, herkes amin desin"dedi ve "Ey Allah'ım! Müslümanların zaferi uğrunda Numan'a şehitlik mertebesini ver. Müslümanlara fethi müyesser et!"diye dua etti. Ve bayrağını ilk defa salladı. Sonra ikinci defa salladı. Sonra da üçüncü defa salladı. Sonra zırhını çıkardı ve hücuma geçti. İlk öldürülen o oldu!..
Mâkil diyor ki: "Onun yanına geldim, bize verdiği yemini hatırladım. Onun üzerine bir bayrak veya bir nişan koyduktan sonra gittim. Fakat biz düşmandan birini öldürdüğümüz zaman arkadaşları hemen onu alıp götürüyorlardı. Tam bu sırada İran ordusunun kumandanı Zülhacibeyn katırından düştü, karnı patladı ve Allah onları yenilgiye uğrattı. Her şey bittikten sonra Numan'a geldim. Yanımda biraz su vardı. Yüzündeki toprağı yıkadım. Bana, "Sen kimsin?"diye sordu. "Mâkıl b. Yesar'ım"dedim. "Bizimkiler ne yaptı?"dedi. "Allah fethi müyesser kıldı!"dedim. Numan, "Hamd Allah'a mahsustur. Bunu Ömer'e yazınız"dedi ve ruhunu teslim etti. (1)
Numan, "Hz. Peygamber savaşa gittiğinde, sabahleyin savaşa başlamadığı zaman, namaz vakti gelmeden ve rüzgar esmeye başlayıp savaş kolaylaşmadan acele etmezdi. Onun için ben hücum emrini vermiyorum"dedi ve "Allah'ım senden İslâmı aziz ve küfürü zelil edecek bir zaferle gözümü aydın kılmanı dilerim. Bundan sonra da bana şehitlik nasip et"diye dua etti. Bize de, "Allah sizden razı olsun, amin deyiniz"dedi. Biz de ağlayarak, "Amin"dedik. (2)
[1] Taberî, IV/249 (Ma'kıl bin Yesar'dan)
[2] Taberî, IV/235, Nihavend savaşı başlığı altında uzun olarak zikrediliyor.

LanetLenmiş Kavim iLe Barış icin AtıLan imzaLar; KırıLan KoLLarı, öLdürüLen ÇocukLarı, AnaLarın FerYatLarını UnutturaCaKmı???O İmzaLarı Atan eLLer hic TAŞ atmamıştıki!!!
|