Alt 04-24-2010, 10:05 AM   #1 (permalink)
isLamForumLari.COM
 SeCReT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 2.363
Konuları:
Cinsiyet:
Tecrübe Puanı: 10
SeCReT is on a distinguished road
Standart Murad hüdâvendigâr

Yirmiyedi yıllık hükümdarlığı döneminde babasından devraldığı devleti beş katından fazla genişleterek, ikiyüzdoksanbirbin kilometrekaresi Avrupa’da ikiyüzsekizbin kilometrekaresi de Asya’da olmak üzere cem’an beşyüzbin kilometrekareye çıkarmıştır.

O da babası gibi samimi bir müslüman, dâhi bir asker ve âdil bir devlet adamı idi. Dervişlere ve ulemayâ hizmet etmekle tanınmıştır. “Derviş gazilerin, şeyhlerin sultanı” diye anılır.

Hangi şehirde bulunursa bulunsun, Cuma namazını cemaatle kılar, namazdan sonra fakirlere sadaka dağıtırdı. Fethettiği yerlerde kurduğu adaletli ve âlîcenap idare sayesinde gayr-i müslim halk, bir daha Bizans hakimiyetini aramamışlardır.

1362 yılında Edirne’yi alan Murad Han burayı İslâm’a açarak Rumeli topraklarının merkezi ve ikinci taht şehri yaptı. Yeni kazanılan bölgelere sürekli olarak Anadolu’dan müslümanları getirerek yerleştirmiştir. Osmanlılar, Balkanlar’da elde ettikleri yerlerde, Hıristiyanlara karşı çok iyi davrandılar, onlara en geniş din hürriyeti verdiler, iyi bir hayat seviyesi sağladılar. Ertesi yıl fetihler süratle devam ederek müslüman Türkler Balkanlar’a akın etmeye başladılar.

Hıristiyan devletler, coşkun bir sel gibi gelen bu Osmanlı fetihleri karşısında büyük bir korkuya düştüler. Filibe ve Balkanlar’ın büyük bir bölümü Osmanoğulları’nın eline geçti. Buna karşılık Avrupa’da haçlı birliği oluşturmaya çalışıldı. Papa, hıristiyanları Türkler’e karşı birleşmeye çağırdı. Haçlı birliği kuruldu; Macaristan, Sırbistan, Romanya, Bosna krallıkları birleştiler. Bu muhteşem ordu Edirne’ye kadar geldi. Komutan Hacı İl Beyi, Sırpsındığı denilen mevkide düşmanı perişan etti. Bu, Osmanlılar’a karşı düzenlenmiş ilk haçlı seferi oldu ve haçlıların hezimetiyle neticelendi. (1364)

Osmanlılar’ın Sırpsındığı savaşında birleşik Hıristiyan ordularına karşı kazandıkları zaferin şükran nişanesi olmak üzere, Murad Hüdavendigâr, Bilecik, Bursa ve Edirne’de birçok tekke, medrese, cami ve imaret yaptırdı.

Osmanlılar’a Balkan toprakları tamamen açılmış oldu. Dedeağaç, Gümülcine, Kavala, Drama, Samakov gibi merkezler Osmanlı toprakları oldu.

Allah-u Teâlâ’nın desteğiyle Türkler akınlarına devam etti.

Akıncılar, Adriyatik sahillerine ulaştılar. Önemli merkezler Türkler’in eline geçti. Batı’da Bosna’ya kadar ulaşıldı. Doğu’da ise Akşehir, Beyşehir, Seydişehir, Yalvaç gibi yerler Osmanlılar’a geçti. İlk Osmanlı-Karamanoğulları çatışması bu sayede patlak verdi. Sultan Murad yetmişbin kişilik bir ordu ile Karamanoğulları’na karşı hazır duruma geldi. Şehzade Bâyezid, kendisine “Yıldırım” lâkabının verilmesine sebep olan bir manevra ile Karaman ordusunu dağıttı. Karamanoğulları meselesi halledilerek tekrar batıya yönelindi.

1388’de Kula Şahin Paşa yirmibin askerle Bosna’ya girdi. Ploşnik’de yenilerek onbeş bin şehit verildi. Vezir-i Âzam Çandarlızade Ali Paşa otuzbin askerle Tuna boyuna çıkıp, Bulgaristan topraklarının son kısımlarını elde etti. Sırbistan, Bosna, Macaristan, Polonya, Romanya, Moldavya, Arnavut, Bulgar Prensleri birleşerek hıristiyan ordusunu kurdular. Birleşik Hıristiyan orduları o kadar kalabalıktı ki, yüzbinden fazla idi. Osmanlılar, bir ara kendi ordularının önüne bir siper olmak üzere, develeri dizmeyi bile düşündüler, develerin ürküp kendilerini ezmesi ihtimalini göz önüne alarak bundan vazgeçtiler. Bu konular görüşülürken, beylerden biri:

“Nice az topluluk, Allah’ın izniyle pek çok topluluğu yenmiştir.” Âyet-i kerime’sini okudu. (Bakara: 249)

1389’da Sultan Murad, iki oğlu ile düşmanı Kosova’da karşıladı. Yanında şehzadesi Yıldırım Bâyezid olduğu halde yüksekçe bir tepeden düşmanı gözledi. Kosova sahasını dolduran demir zırhlarla kaplı, kendi ordusuna nisbetle kat kat fazla olan düşmanını üzüntü içinde seyretti. Müteessir bir halde ordugâha döndü. Kumandanları ile istişare yapıp savaş nizamını tesbit ettikten sonra çadırına çekildi. “İnsanla atın ayırdedilemediği o karanlık gecede” herkes yatmışken kalktı, abdest alıp iki rekât hâcet namazı kıldı, alnını yere koyup secdeye kapandı, Rabb’ine tam bir teslimiyetle şöyle niyazda bulundu:

“Yâ Rabb’i! Bunca kere duâmı kabul edip beni mahrum bırakmadın. Yine benim duamı kabul eyle. Mülk ve kul senindir. Sen kime dilersen ona verirsin. Ben nâçiz bir kulunum. Sen benim fikrimi ve sırlarımı bilirsin. Benim maksadım mal ve mülk değildir. Ben yalnız senin hâlis rızânı isterim. Bu müminleri küffar elinde mağlup edip helâk eyleme. Yâ Rabb’i! Bunca nüfusun katline beni sebep eyleme. Onları mansur ve muzaffer eyle. Bu müminlerden bir tekinin ölümünü bana gösterme. Askerim için ruhumu teslim etmeye râzıyım. Onlar için ben canımı kurban ederim. Tek sen kabul eyle. Yâ Rabb’i! Müminlerin uğruna beni fedâ kıl. Evvelce beni gazi kıldın, şimdi şehâdet nasip eyle.”

Ertesi gün şiddetli bir savaş oldu. Osmanlılar, topları başarıyla kullandılar. Önce Osmanlı sol kanadı şiddetli hücum karşısında geriledi, fakat sağ kanat mukabil hücuma geçti ve Hıristiyan kuvvetler bozguna uğradı.

Haçlı ordusu başkumandanları dahil sekiz saat içerisinde imha edildi. Murad Han yaralı bir Sırp tarafından, harp sahasını gezerken, özengisini öpecekmiş gibi yapıp hile ile yanına sokulan Miloş tarafından hançerlenerek şehit edildi.

Sultan Murad, yarasının ölümcül olduğunu anlayınca büyük oğlu Bâyezid’i çağırdı ve ileri gelenlerin kararıyla onu Han yaptı. Esir edilmiş olan Kral Lazar ve oğlu orada idam edildi. Sultan Murad’ın iç organları şehit olduğu yere gömüldü, cesedi ise Bursa’ya gönderilerek defnedildi.

Yirmiyedi yıl süren hükümdarlığı hep başarılarla doludur. Otuzyedi muharebeye bizzat katılan Murad Han hepsini de kazanmıştır.





SeCReT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-30-2010, 11:30 AM   #2 (permalink)
 TuNA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 30
Konuları:
Cinsiyet:
Tecrübe Puanı: 0
TuNA is on a distinguished road
Standart

allah razı olsun kardesım yüreğine sağlık


LanetLenmiş Kavim iLe Barış icin AtıLan imzaLar; KırıLan KoLLarı, öLdürüLen ÇocukLarı, AnaLarın FerYatLarını UnutturaCaKmı???O İmzaLarı Atan eLLer hic TAŞ atmamıştıki!!!
TuNA isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-02-2010, 05:34 AM   #3 (permalink)
Nort_Westn
Guest
Mesajlar: n/a
Konuları:
Cinsiyet:
Standart

rabbim razı olsun emegine saglık
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Sistem Bilgisi ve Linkler Site Durumu