![]() |
|
![]() |
| Hayatımızın içinden Konular Hayatimizizda yasananlar,ve etkilendiklerimiz... |
| Tags: hatrlamak, lzmdr |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Guest
Mesajlar: n/a
Konuları:
Cinsiyet:
|
![]() Kâinatın Efendisi Aleyhissalâtü vesselâmın lâl ü güher beyanları içinde lezzetleri acılaştıran ölümü çok zikretmek gerekir. Bundan maâda yine Efendimiz bizzat kabirleri ziyaret etmiş ve ziyaret tavsiyesinde bulunmuşlardır. İnsan ölümün hakikatına inandığı gibi onu his duygu ve aklına nakşederek hayâl ve düşünce dünyasına da hakim kılar ve kıyamete kadar sürecek olan kabir hayatına da kendini ikna ederse bu takdirde dünyaya ve ukbaya bakışı ve davranışları farklılaşır ve değişik olur. Onun içindir ki söz Sultanı “Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız” buyurmuşlardır. Niçin hatırlanmaz ölüm? Nefsin hoşuna giden pek çok haram lezzetleri acılaştırarak ağzın tadını kaçırdığı keyfi bozduğu insanı nefsanî isteklerden vazgeçmeye bir kısım bedenî haz ve alışkanlıklardan kopmaya zorladığı peşin lezzetlere rağmen ruha öteler hesabına zâhidlik aşıladığı dünyaya bakan yönüyle kalbi daralttığı ve düşünceyi buğulandırarak süslü toz-pembe dünyâları kararttığı içindir ki ölüm hatırlanmak istenmez. a) Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak ölümü unutturur: Ölüm neden tesir etmez? Tevehhüm-ü ebediyetten.. hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya bağlanmaktan ve yaşamak için yaşamaktan.. çocuk oyuncakları mesabesindeki peşin ücretlerle avunmaktan.. kalb ve fikrin geçmiş ve geleceğe dönük gözlerini kapamaktan... b) Ebedi saadet saraylarının kapısı ölümle açılır: Ölümün alnından öperiz biz: “Sen ne mübârek arkadaş ve refakatçisin” deriz ölüme. Varsın başkaları sana dikenli nazarıyla baksın sen gülün ta kendisisin. Bırak bazıları sana “kara yüz” yakıştırmasında bulunsun sen bizim için bizi aydınlık ülkelere uçuran ötelerden iki ışık kanatsın. Bakma sana “soğuk yüz” dediklerine; sen bizim için müjde çiçekleriyle kar gibi beyaz ve berraksın. Onlar sana “çukur” derler “dehliz” derler; fakat biz “ebedî saadet saraylarına açılan koridorsun” deriz. “Ayıran” da derler sana; fakat sen haddizatında ebedî âlemlere intikal etmiş binlerce ahbaba dost ve yârâna kavuşturansın. Başta sîmalarına meleklerin hayran olduğu nebîlere sonra Sahâbeye salihlere hısım ve akrabaya bizi ulaştıransın. Cemalullaha yaklaştıransın!... Evet ayıransın da fakat elemli sıkıntılı ve ayrılık hasreti yüklü şu dünyâ talimgâhından hayatların en hası hakiki hayata intikal ettiren bir terhis tezkeresisin! Sen bizi Gönderene dönme anında cismimizi nura garkedecek bir ebed şerbetisin! Ve sen bir son değil sonun sonusun; sonsuzluğa eş ve baş olabilecek son bir sonsun. Son ile sonsuzluğu dudak dudağa getiren bir ufuk ve Cemale açtığın gözlere çekilen bir sürmesin.. Ve yine sen dertli bir neslin dert yüklü Tercümanına “Eyvah bugün yine ölmemişim” dedirtensin. İşte ölümün iki yanı: Önce terhib düşüncesiyle ölüm sonra da terğib düşüncesiyle ölüm... Ölüm düşüncesi arzettiğimiz gibi hem caydırıcı hem de teşvik edici yönleriyle bir yandan seyyiatımız mesuliyet hissimiz ve Rabbimize karşı yaptıklarımızdan hesap verme endişesiyle bizi iki büklüm ederken bir yandan da ümit-reca münasebeti içinde kalbimizi hoplatıp bizi canlandırmakta şahlandırmakta ve kalbimizle beraber duygularımız ve düşüncelerimizle beraber davranışlarımız üzerinde müsbet tesir icra etmektedir. Rabıta-ı Mevt denilen ölümü sürekli hatırlama ameliyesiyle kabirleri ziyaret ve hastalarla sakatlardan ibret almakla -İnşaallah- ülfetten kurtulmuş iç gerilimimizi ve canlılığımızı muhafaza etmiş ve şeytan ve günahların zararından korunmuş olacağız. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
isLamForumLari.COM
![]() |
Eğer hayvanlar, ölüm hakkında ademoğlunun bildiğini bilseydiler insanlar onlardan semiz bir et yiyemezlerdi." (Beyhâkî)
Hz. Âişe (r.a.) şöyle sordu: "Ey ALLAH'ın Rasûlü! Şehidlerle beraber haşrolunacak bir kimse var mı?" Hz. Peygamber cevap olarak şöyle dedi. "Evet! yirmi dört saatte yirmi defa ölümü anan bir kimse!" Bütün bu faziletlerin sebebi ölümün anılmasındandır. Ölümün anılması da aldanış evinden uzaklaşmayı ve ahiret için hazırlıklı bulunmayı gerektirir. Ölümden gaflet ise; insanı, dünyâ şehvetlerine dalmaya davet eder. emegine saglık mimoza ![]() ![]()
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgisi ve Linkler | Site Durumu |
|
|