iSLami Forum,iSLam Forum,Dini Forum,Dini Konular » iSLamda Aile Ahlakı - isLamda Kadın » Hayatımızın içinden Konular » İyiliği bir görev diye yap! Yaptığın iyiliğe göz dikme
kayit ol

Hayatımızın içinden Konular Hayatimizizda yasananlar,ve etkilendiklerimiz...

Tags: , , , , , , ,

İyiliği bir görev diye yap! Yaptığın iyiliğe göz dikme


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 03-01-2010, 09:12 AM   #1 (permalink)
isLamForumLari.COM
 SeCReT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 2.363
Konuları:
Cinsiyet:
Tecrübe Puanı: 10
SeCReT is on a distinguished road
Standart İyiliği bir görev diye yap! Yaptığın iyiliğe göz dikme

İyilik yapmak, yardıma muhtaç olanın yardımına koşmak, bir müminin dünya sıkıntılarından birini bertaraf etmek, imkanlar ölçüsünde gönülden kopararak “ödünç vermek”... Çerçeveyi daha da genişletmek mümkün. Bunlar, sevabı çok olan ve hemen her birinin ayet ve hadisten dayanağının bulunduğu güzel davranışlar... Fakat ne acı ki şeytan bu güzel davranışlara bile elini uzatabiliyor, iyiliklerin yok olup gitmesine, iyilik yapanların da sevapsız eli boş bir halde kalabilmelerine sebep olabiliyor. Cenab-ı Hak buyuruyor ki: “Kimdir o yiğit ki, Allah’a güzelce ödünç verir, Allah da onun verdiğinin mükâfatını kat kat artırır.” Yani gönülden gele gele, iyi niyet ve ihlâsla, dişinden, tırnağından artırıp ödünç verene Allah kat kat fazlasıyla (hatta bire yedi yüz) (Bakara, 2/261) mükafat verir. Nitekim Efendimiz, iki bahçesinden birini bu niyetle veren Ebu’d-Dehdah’ın cennette saçak salan nice hurma ağaçları olduğunu bildirmiştir. Burada bahsetmek istediğimiz husus yapılan iyiliklerin iptali meselesidir. Bu da ayette, “Ey iman edenler! Sadaka verdiğiniz kimselere minnet etmek, incitmek sûretiyle o sadakalarınızı boşa çıkarmayın.” şeklinde bildirilmiştir. Allah yolunda harcamanın sevabı ve feyzi çok yüksektir. “Ancak mallarını Allah yolunda harcayıp infak edenler, sonra da harcamalarına ne başa kakma, ne eziyet takıştırmayanlar, gururlanmayanlar, tiksindirmeyenlerdir ki Allah yanında, ancak onların sevapları vardır.” (Bkz. Bakara, 2/262) Minnet, hakkı eksiltmek ve onu kesmek demektir. Yani iyilik yaptığı kimseye karşı iyiliğini bir şey saymak, az çok iyiliği ile gururlanmaktır ki bu, gönül bulandırır ve iyiliğin değerini eksiltir veya keser. Ayette kastedilen de budur. Ezâ ise tiksindirmek, iyiliğe balgam atmak demektir ki, yaptığı iyilikten dolayı bir kusur yüzünden şikâyet etmek, el, dil uzatmak, yaptığı iyiliği yüzüne vurmak, başa kakmak, bunların her biri “ezâ” içinde değerlendirilir. Allah rızasının gözetilmesi, sadakaların özünde bulunması gereken bir husustur. İyilik yapacağız diye, sadaka vereceğimiz veya iyilik yapacağımız kişi veya kişilerin hallerini tecessüs etmek, “Şu kişi sadaka veya ödünç verilmeye layık da şu kişi layık değil” demek, hatta hayır yapılacak bir konuda gıybetlere girmek uygun bir davranış değildir. Hatta sadaka ve zekatın ruhuna da aykırıdır. Bir yandan iyilik yapalım derken diğer taraftan tecessüs (ve belki de gıybet) gibi Cenab-ı Hakk’ın yasak ettiği bir davranış içine girilmiş olmaktadır. Muhtaç durumda olduğu duyulan, görülen veya halinden ihtiyaç içinde olduğu anlaşılan kişi “muhtaç” demektir. Gerçekte öyle olmadığı halde öyle gözüküyorsa Allah zaten her şeyi hakkıyla bilendir. Zekatın sarf yerlerini anlatan ayetin (Tevbe, 9/60) fezlekesi de bu minvaldedir. “Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.” “Binaenaleyh iyiliği bir görev diye yapmak ve unutmak gerekir. Yaptığı bir iyiliğe göz dikmek, onu kendine yapmamış saymaktan doğar.” (Elmalılı) Sevap ise niyete bağlıdır. Bundan dolayı ne güzel denilmiştir: “İyiliği yap, denize at, balık bilmezse Hâlık (yaratıcı) bilir.” Unutmamalıdır ki gönül alan hoş bir söz, tatlı dille reddetmek (geri çevirmek), kusura bakmamak, insanların ayıplarını örtmek, saygısızlığa karşı bağış ile muamele etmek; arkasından ezâ gelen veya bir gönül bulantısı ile birlikte olan sadakadan daha hayırlıdır. Çünkü hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah’a kirli şeyler sunmak, felaket sebebi olabilir. Allah, fakirlerine başkalarının minnet yükünü yüklemez, onları hatır ve hayale gelmez öyle yönlerden rızıklandırır ki, gün gelir fakiri o başa kakıcıya sadaka verecek derecede zengin eder. İyilik gönülden gele gele, iyi niyet ve ihlâsla olmalıdır. İyilik yapılırken gıybetlere girmek, her iyiliğin ruhuna aykırıdır. Sadaka verilen kimseleri incitmek, verilen sadakayı zedeler. İyiliği bir görev diye yapmak ve unutmak gerekir




SeCReT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-26-2010, 12:55 PM   #2 (permalink)
MeRve-
Guest
Mesajlar: n/a
Konuları:
Cinsiyet:
Standart

emeğine sağlık hazan sağolasın
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-27-2010, 04:01 PM   #3 (permalink)
isimsiz
Guest
Mesajlar: n/a
Konuları:
Cinsiyet:
Standart

güzel bir konuya deginmişsin...emeğine sağlık HaZaN...
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Sistem Bilgisi ve Linkler Site Durumu