Sevenler gider!
Topal karınca Hacc'a niyet etmiş ve o mübarek yolculuğa çıkmış… Görenler, "Ya hu, sen bu halinle oraya varamazsın!.." demişler.. O da cevaben; "Varamazsam da, hiç olmazsa o yolda ölürüm!" demiş…
Takva ehli bir insan, hacca gitmekten sakınırsa başına ne iş geleceğini çok iyi bilir. Dolayısıyla üzerine düşeni yapar ve tedbirini alır. "Henüz daha çok gencim, önce beğendiğim arabayı alayım veya başımı sokacak bir evim yok, şu çocuğu da baş göz etsek sıra ona gelir, Allah nasip ederse…" gibi hacca gitmeye mani olabilecek bahaneler "Rahmanî" düşünceler değildir.
Bir insan düşünelim, küçük yaşta annesinden koparılmış ve annesinin izini kaybetmiş. Yıllar sonra duymuş ki, annesi çok uzak bir memlekette. Yaşlı annesi haber göndermiş, hasret içinde kıvrandığı oğluna “gelsin” diye. Ama oğul, "Bu sene de biraz işim var, çocuğu evlendireceğim, bir dahaki sene belki giderim!" diye gevşeklik gösterebilir mi? Eğer annesini gerçekten "seviyorsa" hiç gevşeklik gösterir mi? Bir kimse mali gücü yerinde olup hacca gitmekten kaçınırsa tahmin edilemeyecek şekilde neticesine katlanır
|