![]() |
|
![]() |
| Fıkıh - Akaid Kisinin amel yönünden faydasina ve zararina olan seyleri bilmelidir ve iman esaslarini ögrenmelidir |
| Tags: ayaklari, gunahmi, karsi, kibleye, uzatip, yatmak |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
isLamForumLari.COM
![]() |
Kıbleye karşı ayakları uzatıp yatmak günahmı?
Muteber din kitaplarımızdaki bilgiler şöyledir: 1- Yatarken ve otururken kıbleye karşı ayak uzatmak mekruhtur. 2- Mushafa karşı ayak uzatmak mekruhtur. Mushaf yüksekteyse mekruh olmaz. 3- Tuvalette kıbleyi öne veya arkaya getirmek mekruhtur. 4- Mushafı kıbleye karşı oturarak okumak sünnettir. 5- Ezanı başından sonuna kadar kıbleye karşı okumak sünnettir. 6- Her zaman otururken kıbleye karşı oturmak sünnettir. Bir hadis-i şerif meali: (Her şeyin en güzel ve en uygun bir şekli vardır. Oturma şeklinin en güzeli de kıbleye karşı oturmaktır.) [Ebu Davud] Bunların istisnaları da vardır: İmamın oturduğu yerde kıbleye karşı kalması mekruhtur. Cemaate dönmesi veya sağa sola dönüp oturması lazımdır. Kabir ziyaret ederken kıbleyi arkada bırakıp meyyitin yüzüne karşı oturup selam vermek müstehabdır. (İhya) |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
isLamForumLari.COM
![]() |
Uykunuzu size dinlenme vasıtası kıldık”1 buyuran Cenab-ı Hak, uykunun da bir nimet olduğunu bildirmektedir. Uyku bir istirahat vasıtası, gün boyu yorulan vücut makinasının dinlenmesine yardımcı olması, bir sonraki güne daha zinde ve canlı bir şekilde başlanmasına vesile olduğu için de nimet olmuştur.
Ancak bu nimeti yerli yerinde kullanmak lâzımdır. Çünkü, uykuya ihtiyacımız kadar kullanmadığımız zaman bizi pekçok dünya ve âhiret nimetlerinden mahrum edecek bir şekle girebilmektedir. Bundan dolayı bir gaflet ânı olan uyku vaktini iyi ayarlamak, ancak ihtiyacımız miktarınca istifâde etmek unutmamamız gereken bir husustur. Bir hadis-i şerifte uykuyu ölümün küçük kardeşi olarak vasıflandıran Peygamber Efendimiz (a.s.m.), bundan dolayı uyku ve ölümün Cennette bulunmadığına işâret buyurmaktadır.2 İşte ölümün kardeşi olan uykuya dalmadan önce, o ânımızın ibâdet içinde geçmesi için hazırlıklı bulunmakta büyük fayda vardır. Nasıl ki, ölmeden önce mümkün oldukça duâ, ibâdet, zikir ve hizmetlerimizle ona hazır olmaya çalışıyorsak, uykudan önce de aynı şekilde hazırlıklı bulunmak gerekir. Gözümüzü bu dünyada kapattığımız gibi ancak kabirde açmak gibi çok kere aklımıza getiremediğimiz bir hakikat mevcut. Zaten mü’min her vakit ve fırsatta dünyaya gönderiliş maksadını düşünmek, yaratılış gayesini idrak etmek durumunda değil midir? İşte uyumadan önce neler yapılması gerektiğini, nasıl bir hazırlık içinde bulunmak icap ettiğini Peygamberimizin tatbikî sünnetinden öğreniyoruz. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) yatağa girmeden önce abdest alır, bazı duâlar okur, cephesi kıbleye gelecek şekilde sağ avucunu sağ yanağına koyar, tefekkür ve zikir içinde uykuya dalardı. Seher vakti de erken kalkar, huzur ve huşû içinde Rabbinin dergâhına yönelirdi. Peygamberimizin (a.s.m.) uyku ânı bizimki gibi değildi. Onun gözleri uyusa da, kalbi uyumaz, gaflet içinde bulunmazdı. Kıble cihetinin diğer yönlerden farklı olarak mukaddes bir mânâsı vardır. Bütün Müslümanların hergün beş vakit namaz için durdukları bir yöndür. Her mü’minin sâdece ibadet için yöneldiği kıbleye tâzim etmek, hürmet göstermek gerekir. Bundan dolayı gerek yatarken, gerekse uyanıkken kıbleye karşı ayakları uzatmak mekruhtur, İslâm âdâbına uygun düşmez. Bilhassa yatarken mümkün oldukça kıbleye karşı ayak uzatmamak lâzımdır. Ancak yatağı başka türlü sermek mümkün olmuyor, ayak tarafı mecburen kıble tarafına geliyorsa, bunda bir zaruret olduğundan bir mahzur olmaz. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |
|
Guest
Mesajlar: n/a
Konuları:
Cinsiyet:
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgisi ve Linkler | Site Durumu |
|
|