![]() |
|
![]() |
| Dogru isLam Bilgileri Kur'an'i ve sünneti dogru anlama.Yüce Dinimizin en dogru sekilde emrettigi gibi doru bilgileri ,bu baslik altinda bulabilirsiniz... |
| Tags: allah, azap, cehennem, cennet, cennette muminler, mumin |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
isLamForumLari.COM
![]() |
Cennet sakinleri Allah-u Teâlâ'nın misafirleridir. Hane sahibi misafirin rahatını temin ettiği gibi, Allah-u Teâlâ da misafirini akla-hayale gelmeyen nimetleriyle taltif ederek rahatlarını temin edeceğini beyan buyurmuştur.
"Doğrusu müttakilere güzel bir gelecek vardır." (Sâd: 49) Cehennemdekiler dehşet ve azap içinde boğuşurlarken cennettekiler emniyet içinde istirahat etmektedirler. O müttakiler ki Rızâ-i Bârî'yi kazanmak ve gazab-ı ilâhiden kurtulmak için bütün haramlardan sakınmışlar, ilâhi hudutları korumuşlar ve güzel bir gelecekle karşılaşmışlardır. "Müttakiler ise hakikaten güvenilir bir makamdadırlar." (Duhan: 51) Orada ölümden, cennetten çıkarılmaktan, her türlü üzüntü, korku, yorgunluk, zahmet ve diğer musibetlerden emindirler. Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif'lerinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: Bir münâdi seslenir: "Gerçekten sizin için sıhhat ve âfiyet vardır, artık ebedî olarak hasta olmayacaksınız. Sizin için hayat vardır, artık ebedî olarak ölmeyeceksiniz. Sizin için gençlik vardır, artık ebedî olarak ihtiyarlamayacaksınız. Sizin için nimetlere garkolmak var, artık ebedî olarak fakir düşmeyeceksiniz." (Müslim: 2837) Onlar o makamda emniyet içindedirler. Rabb'lerinin cennetinde bulunmak onlar için esenlik ve güvenlik bakımından yeterlidir: "Şüphesiz ki 'Rabb'imiz Allah'tır.' deyip, sonra da dosdoğru olanlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır." (Ahkâf: 13) Zira onlar içinde ebedî kalmak üzere girdikleri cennet halkıdırlar. Dünyada iken iman nuru ile münevver olmanın, istikametten ayrılmamanın mükâfatını yaşamaktadırlar. "Muttakiler cennetlerde nimetler içindedirler. Rabb'lerinin kendilerine verdikleri ile zevk ve sefa sürerler. Rabb'leri onları cehennem azabından korumuştur." (Tûr: 17-18)Nimetlere garkolmakla kalmazlar, büyük bir azaptan da korunmuş olurlar. "Şüphesiz ki müttakiler için kurtulma yeri vardır." (Nebe: 31) "Kapıları yalnızca kendilerine açılmış Adn cennetleri vardır." (Sâd: 50) Kapılar açık, yollar geniş, sıkışıklık ve izdiham yok. "O gün cennetliklerin kalacakları yer çok iyi, dinlenip barınacakları yer çok güzeldir." (Furkan: 24) Onlar kâfirlerin en acı azaplar altında inledikleri, en ağır işkenceler altında ezildikleri bir günde çok hayırlı ve rahat bir yerde bulunacaklardır. Bu ne büyük saâdet! "Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar." (Duhan: 52) Müttakilerin bu durumu, zakkum ağacından yiyip kaynar sudan içen cehennemliklerin tam tersinedir. "İnce ipekten ve parlak atlastan (elbiseler) giyerek karşılıklı otururlar." (Duhan: 53) Göz kamaştırıcı elbiseler giyinmiş oldukları halde sohbet ederler. Onlardan hiçbirisi bir diğerine sırtını dönmüş vaziyette oturmaz. "Böyle olduğu gibi, biz onları ayrıca iri gözlü hurilerle de evlendirmişizdir." (Duhan: 54) Tatlı bakışlarını yalnız eşlerine dikerler. Başkalarına kesinlikle ilgi duymazlar. "Orada güven içinde (canlarının çektiği) her meyveyi isterler." (Duhan: 55) Cennette hiçbir şeyin eksikliği hissedilmez. Hiç kimse nimetlerin kesintiye uğramasından veya gelmemesinden endişe etmez. Meyve çeşitlerinden neyi isteyecek olsalar, diledikleri şekil üzere hemen kendilerine hazır edilir. "Orada koltuklara yaslanarak bir çok meyveler ve içecekler isterler." (Sâd: 51)Onların yiyip içmeleri bir ihtiyaçtan dolayı olmayacaktır. Onlar ölümsüz bir hayata mazhardırlar. "Dolu dolu kadehler vardır." (Nebe: 34) İnsanların bağ ve bahçelerde oturmaktan, pınar başlarında gezmekten lezzet alması tabii bir haldir. "Kendilerine ikram olunur." (Saffât: 42) Cennet nimetleri o kadar çoktur ki, herkese fazlasıyla bahşedilecektir. Herkes nail olduğu nimetle bahtiyardır. Bu bakımdan: "Orada ne boş bir laf işitirler, ne de bir yalan." (Nebe: 35) Cennetteki her söz eksiklikten uzaktır. "Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar." (Duhan: 56) Onlar cennette her türlü nimetlerle nimetlendikleri gibi, "Hayat" nimetiyle de sonsuz olarak lezzet bulacaklar; cehennemliklerin ölmek isteyip de ölememelerine karşılık, onlar da ölümsüz olarak, arzularına kavuşmanın zevki ile ebediyen yaşayacaklar. "Rabb'inden bir lütuf olarak." (Duhan: 57) "Rabb'inden bir karşılık, yeterli bir bağış olarak." (Nebe: 36) Kulların Allah-u Teâlâ üzerinde alacak bir hakkının olması söz konusu olmadığına göre, cennet nimetleri sırf lütuf ve bağıştan başka bir şey değildir. Arzuladıkları her şey Allah-u Teâlâ tarafından kendilerine bir ikram olarak verilecektir. O bağışlar ki göz ve gönül dolduracak kadar çoktur. "İşte hesap günü için size vadolunan şeyler bunlardır." (Sâd: 53) "Verdiğimiz bu rızıklar tükenecek değildir." (Sâd: 54)"İman edip sâlih ameller işleyenler için tükenmeyen bir mükâfat vardır." (Fussilet: 8) "Biz sabredenlerin karşılığını yapmakta olduklarının en güzeliyle vereceğiz." (Nahl: 96) "İşte o büyük kurtuluş budur." (Duhan: 57) Allah-u Teâlâ emirleri yerine getirip haramlardan sakınan, yasaklardan kaçınan kullarını cennetine koyacağını vadetmiş, cennetlerin vasıflarını çeşitli Âyet-i kerime'lerinde haber vermiştir. "Muttakilere vadolunan cennetin durumu şöyledir: Altından ırmaklar akar. Yemişleri de gölgesi de süreklidir. İşte bu, sakınanların âkıbetidir." (Ra'd: 35) Bir Hadis-i kudsi'de Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır: "Sâlih kullarım için cennette hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir beşerin gönlünden bile geçirmediği nimetler hazırladım." (Buhârî. Tecrîd-i sarîh: 1720) Allah-u Teâlâ bunları herkesten gizlemiştir. Değil hepsini, bir tanesini bile bilen yoktur, yalnız kendisi bilir. Bu hazırlananların ötesinde istenecek bir şey yoktur. Cennette olanlar hep faydalı şeyler konuşurlar. Verdiği devamlı nimetlerden dolayı Allah-u Teâlâ'ya hamdederler. Âyet-i kerime'de şöyle buyuruluyor: "Oradaki duâları Sübhaneke'llahümme'dir, (Seni tesbih ve tenzih ederiz Allah'ım!) aralarındaki temennileri selâmdır. Duâlarının sonu ise Elhamdülillâhi Rabbil Âlemin, (Hamdolsun âlemlerin Rabb'ine!) dir." (Yunus: 10) Müminler dünyada sahip oldukları yüksek iman şahikasına orada da sahip olacaklar; her tesbihin, her duânın, her dileğin ve her sevincin sonunda "Elhamdü lillâhi Rabbil-âlemin" diyerek sözlerini bitirecekler.Günaha sokacak bir söz duymazlar. Sadece selâma karşılık selâm sözü işitirler." (Vâkıa: 25-26) Selim sözler konuşulur. Birbirlerinden ancak esenlik ihtiva eden sözler işitirler. Laubalilik, boş söz, kötü söz duymazlar. Kendi aralarında selâmı yayarlar ve ardı ardına selâmlaşırlar. "Melekler her kapıdan yanlarına varırlar. 'Sabretmenize karşılık size selâm olsun. Burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!' derler." (Rad: 23-24) Meleklerin selâmları ise cennet sakinlerine bambaşka bir huzur katar. "Onlara 'İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık olarak o size miras verildi.' diye seslenilir." (A'râf: 43) Cennet amel ile hak kazanıldığından dolayı değil, bütünüyle Allah-u Teâlâ'nın lütuf ve ihsanı ile verileceğinden dolayı "Miras" olarak vasıflandırılmıştır. Müminlerin dünyada iken Allah-u Teâlâ'dan ve kıyamet gününün dehşetinden korkmalarına mukabil, Allah-u Teâlâ onları o günün şerrinden ve sıkıntılarından muhafaza buyuracaktır. "Allah onları o günün kötülüğünden korumuştur. Onlara bir parlaklık ve sevinç verir." (İnsan: 11) Allah-u Teâlâ müminleri taltif etmek üzere vasıtasız olarak bizzat hitap eder ve buyurur ki: "Ey kullarım! Bugün size korku yoktur, üzülmeyeceksiniz de!" (Zuhruf: 68) Bu ilâhi seslenişin lâtifliğine doyum olmaz. Allah-u Teâlâ onlara "Ey kullarım!" buyurarak "Ubûdiyet" sıfatı ile vasıflandırmış ve bu hitab-ı ilâhideki tebşirâtın yalnız müminlere mahsus olduğunu beyan etmek üzere şöyle buyurmuştur: "Onlar âyetlerimize inanmış ve müslüman olmuşlardı." (Zuhruf: 69) Onlar Hakk'a boyun eğerek, yaptıkları her işi Rızâ-i ilâhi için işledikleri için, her türlü korkulardan kurtulmuşlar, umduklarına nâil olmuşlardır. ![]() ![]()
|
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgisi ve Linkler | Site Durumu |
|
|