iSLami Forum,iSLam Forum,Dini Forum,Dini Konular » iSLam Konuları » Dogru isLam Bilgileri » İtâat edene, itâat edilir
kayit ol

Dogru isLam Bilgileri Kur'an'i ve sünneti dogru anlama.Yüce Dinimizin en dogru sekilde emrettigi gibi doru bilgileri ,bu baslik altinda bulabilirsiniz...

Tags: , ,

İtâat edene, itâat edilir


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 06-12-2010, 05:51 PM   #1 (permalink)
isLamForumLari.COM
 SeCReT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 2.363
Konuları:
Cinsiyet:
Tecrübe Puanı: 10
SeCReT is on a distinguished road
Standart İtâat edene, itâat edilir

İtâat; söz dinlemek, boyun eğmek, emre göre hareket etmek demektir.

İnsan, oyun eğlence, yiyip içmek, gezmek, yatmak, keyif sürmek için yaratılmadı. Kulluk vazîfelerini yapmak, Rabbine itâat, tevâzu, kuvvetsizliğini, ihtiyâcını göstermek, Ona sığınmak ve yalvarmak için yaratıldı. İbâdet yapmaktan maksat da, her şeyin yaratıcısı olan Allahü teâlâya itâate ta’zîmdir. Halbuki insanın nefsi, Allahü teâlâya isyân, can düşmanı olan şeytâna itâat dilemektedir.

Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği ibâdetlerin hepsi, insanlara faydalı şeylerdir. İnsanlara yaradığı için emredilmiştir. Yoksa, hiçbir ibâdetin Allahü teâlâya faydası yoktur. Nisâ sûresinin 69. âyet-i kerimesinde meâlen; (Allahü teâlâya ve O’nun peygamberlerine itâat edenler, âhirette Peygamberlere ve sıddıklara ve şehîdlere ve sâlihlere verilen nîmetlere ortak olacaklardır) buyurulmuştur.

Allahü teâlânın yarattığı bütün canlılar, îmân ve itâat etse, Ona hiçbir faydası olmaz. Bütün âlem inkâr etse, azgın, taşkın olsa, Allahü teâlâya hiçbir zarar vermez. Ahmed bin Yahyâ Münîrî hazretleri buyuruyor ki:
“Her izzet ve her nîmet, Allahü teâlâya itâat ve ibâdet etmekten; her kötülük ve sıkıntı da, ma’siyetten hâsıl olur. Herkese dert ve belâ, günâh yolundan gelir. Râhat ve huzûr da, itâat yolundan gelmektedir.”

İtâat edene, itâat edilir. Fudayl bin İyâd hazretleri, sohbetlerinde Allahü teâlâya itâat etmenin lüzumunu anlatır ve kendinden misâl vererek; “Ben Allahü teâlâya karşı itâatsizlik ettiğimi merkebimin ve hizmetçimin huyundan ve bana itâatsizlik etmesinden anlarım” buyururdu.

Allahü teâlâya itâat edene, mahluklar itâat eder. Çünkü her şeyin âmiri, yaratanı, sahibi, Allahü teâlâdır.

Süfyân-ı Sevrî hazretleri buyuruyor ki:
“Herkesi kötüleyici ve suçlayıcı olma, insanların dilinden kurtulursun. Şefkatli ve merhametli ol, herkes seni sever. Allahü teâlânın yaptığı taksime râzı olup, rızkından memnun olursan, gönlü zenginlerden olursun. Allahü teâlâya tevekkül et, kuvvetli olursun. Dünyâ ehli ile onların dünyâ menfaatleri üzerinde münâkaşa etme, o zaman seni, Allahü teâlâ ve insanlar sever. Mütevâzı, alçak gönüllü ol, sâlih amelleri tamamlamış olursun. Acırsan, her şey sana acır.”

Sehl bin Abdullah Tüsterî hazretleri buyuruyor ki:
“Son Peygamber Muhammed aleyhisselâm gönderildiği zaman, dünyâda şu yedi sınıf insan vardı: Krallar, zirâatle uğraşanlar, hayvancılıkla uğraşanlar, ticâretle meşgûl olanlar, sanatla meşgûl olanlar, işçiler, yoksullar... Allahü teâlânın elçisi Sevgili Peygamberimiz bu sınıflardan hiçbirini başka bir sınıfa geçmeye zorlamadı. Onları Allahü teâlâya itâate, takvâya, ilme çağırdı. İnsanlara şöyle buyurdu:

(Allah bütün bu varlığı insan için, insanı da Allahü teâlâyı bilmek için yaratmıştır. Dünyâ nîmetlerini Allahü teâlâya itâat için kullanan, hem dünyâyı, hem âhireti kazanır. Bunun tersini yapan kimse ise, hem âhireti, hem de dünyâyı kaybedecektir.)

Allahü teâlâya itâat eden, Onun emirlerini yerine getiren, dünyada da, âhirette de ve ölürken de rahat eder. İmâm-ı Gazâlî hazretleri; “İyi amel işleyen, Allahü teâlâya itâat eden kullar, Azrâil aleyhisselâmı en güzel bir şekilde görürler. Onun güzel yüzüne bakmaktan başka râhatlık bilmezler” buyurmuştur.

Hazret-i Ebû Bekir, halife seçildiği zaman; “Ben de, sizin gibi bir insanım. İnsan ise yanılır. Yanılınca, bana doğruyu gösterin! Ben, Allahü teâlâya itâat ettiğim müddetçe, siz de, bana itâat edin. Ben, itâatten çıkarsam, siz de bana itâat etmeyin!” buyurmuştur.

Netice olarak, Allahü teâlâyı sevdiğimiz kadar herkes bizi sever ve Ondan korktuğumuz kadar da, herkes bizden korkar. Allahü teâlâya itâat ettiğimiz nisbette, her şey bize itâat eder. Allahü teâlâya hizmet ettiğimiz kadar da, herkes bize hizmet eder. Yahyâ bin Muâz-ı Râzî hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Allahü teâlâyı sevdiğin kadar, herkes seni sever. Allahü teâlâdan korktuğun kadar, herkes senden korkar. Allahü teâlâya kulluk ettiğin miktârda da, herkes sana yardımcı olur.”





SeCReT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Sistem Bilgisi ve Linkler Site Durumu