Kur’anî anlamda “millet”i topluluk ismi olarak kullandığımızda “ümmet”le örtüştüğünü görürüz. Şu farkla ki ümmet doğrudan doğruya bir topluluk ismi iken, millet, o topluluğu meydana getiren yol ve yürüyüşün ismidir.
Ümmetler tek tek peygamberlere nispet edilirken, milletin Hz. İbrahim a.s.’ın şahsında bütün peygamberlere, bütün ilahî dinlerin müşterek esaslarına nispet edilmesi iki kavram arasındaki başka bir farklılıktır.
Fakat hem İslâmiyet öncesindeki dinlerin tahrife uğraması, hem bu dinlerin aslına uyan bağlılarının kalmaması, hem de İslâm’ın aynı esasları yeniden vaz etmesi sebebiyle bugünün pratiğinde artık Millet-i İbrahim, Ümmet-i Muhammed’den ibarettir. Müslüman, Hz. Muhammed s.a.v.’in ümmetinden, Hz. İbrahim a.s.’ın milletindendir. Bunu söylerken aynı aidiyeti ifade etmiş olur. Dolayısıyla müslüman için ümmet ve millet, birinin varlığı diğerini kabul etmeyen iki karşıt seçenek değildir. Millet olmadan ümmet olmaz.