İnançsızlık mülahazası her yerde, her zaman aynıdır. Ebu Cehil “Allah nerede?” diyor. Aynı küfrü bu çağda da görebilirsiniz; laboratuvardaki adam “Bak, Allah’ı burada göremiyoruz, nerede O?” diyor. Ona şöyle demek lazım: “Be hey ebleh! Atomun içindeki çekirdek dönüyor, döndüren eli mi arıyorsun. Yoksa Gagarin gibi O’nu dünyanın etrafında mı arıyorsun!” Uzayda dönüp dolaşıp da “Allah’ı göremedim” diyen Yuri Gagarin için Necip Fazıl demişti ki: “A be ahmak! Allah’ın -haşâ ve kellâ- fezâ-yı ıtlakta dolaşan bir balon olduğunu sana kim söyledi!”
Bakış zaviyesi yakalanamayınca “doğru” bulunamaz. Hani Firavun adamlarına demişti; “Hele bana yüksek bir kule yapın da çıkıp bakayım, Musa’nın Rabb’i orada mı?” Zavallı, bilmiyor ki onun kule diye yaptığı deryada bir katre, çölün içinde küçücük bir tepecik. İşte bakış açısı bu olunca inkâr aynı inkâr zaman ve mekan değişse bile o değişmiyor