|
isLamForumLari.COM
 Üyelik tarihi: Oct 2009
 Mesajlar: 2.363
 Konuları:
 Cinsiyet:
|
Nimetleri kendinden bilmek

Bir kimsenin, nimetlerin Allahü teâlâdan geldiğini düşünmeyerek kendi yaptığını, kendi kazandığını sanarak sevinmesine, kendini beğenmesine, ucub denir. Ucub, kendini beğenmek, kötü huylardandır. Resulullah efendimiz; (İnsanı felakete sürükleyen şeyler üçtür: Hasislik, nefse uymak, kendini beğenmek) buyurmuşlardır.
İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki:
“Allahü teâlânın insana yardımına mani olan perdelerin en kötüsü, ucub yani ayıblarını görmeyip, ibadetlerini beğenmektir. İsa aleyhisselam, havarilerine hitaben; (Ey havariler! Rüzgar, çok ışıkları söndürmüştür. Ucub da, çok ibadetleri söndürmüş, sevablarını yok etmiştir) buyurmuştur.”
Bayezid-i Bistami hazretleri buyuruyor ki:
“Günahlara bir defa, taatlere ise bin defa tövbe etmek lazımdır. Yaptığı ibadet ve taatlere bakıp kendini beğenmek, o ibadeti yapmamak günahından bin kat daha fenadır.”
İmam-ı Rabbani hazretleri, bir talebesine hitaben buyuruyor ki:
“Soruyorsunuz ki, riyazet yapınca, ibadet yapınca, nefsim kabarıyor. Benim gibi salih, iyi kimse yoktur sanıyor. İslamiyet’e ters düşen bir şey yapınca da kendimi muhtaç, aciz sanıyorum. Bunun ilacı nedir diyorsunuz. İkinci olarak bildirdiğiniz ihtiyaç ve aciz olmak, pişmanlıktan ileri gelir ki, çok büyük nimettir. Allah korusun, eğer günah işledikten sonra, pişman olunmazsa ve hele günah işlemek tatlı gelirse, günaha ısrar etmek, dadanmak olur. Pişmanlık, tövbenin bir parçasıdır. Küçük günaha ısrar etmek, büyük günah olur. Büyük günaha ısrar etmek, insanı küfre götürür. Sizin bu ikinci haliniz, büyük nimettir. Buna şükrediniz ki, pişmanlığınız çoğalsın ve İslamiyet’e uymayan işlerden sizi korusun. İbrahim suresi 7. âyetinde mealen, (Şükrederseniz, nimetimi arttırırım!) buyuruldu. Nefsinizin birinci hali, ucub, yani ibadet yaptığı için kendini beğenmek egoizmdir. Ucub, korkunç bir zehirdir, öldürücü bir hastalık olup, ibadetleri ve iyilikleri yok eder. Ateşin odunu yakması gibidir. Bunun ilacı, iyi işlerini kusurlu görmeli, bunlardaki gizli çirkinlikleri düşünmeli, böylece, kendinin ve ibadetlerinin kusurlu, bozuk olduğunu anlamalıdır. Hatta, onları beğenilmeyecek, kovulacak bir halde bulmalıdır. Bir hadis-i şerifte, (Kur’an-ı kerim okuyan çok kimse vardır ki, Kur’an-ı kerim bunlara lanet eder) buyuruldu. Başka bir hadis-i şerifte, (Oruç tutan çok kimse vardır ki, onların orucu, yalnız açlık ve susuzluk çekmek olur) buyuruldu. İnsan, ibadetinin, iyiliğinin çirkin tarafı olmadığını sanmamalıdır. Biraz incelenirse, Allahü teâlânın yardımıyla hepsini çirkin bulur. Güzelliğin kokusunu bile duymaz. Böyle kimsede ucub hasıl olabilir mi, nefis kendini beğenebilir mi? Bir kimse, amellerini, ibadetlerini kusurlu görünce, bunların kıymeti artar, kabul edilmeye layık olurlar. İyiliklerinizi böyle görmeye ve ucub, egoizm hasıl olmamasına çalışınız. Yoksa sonu çok kötü olur.”
Şeytan, kişinin yaptığı ibadetlere mani olamayacağını anlayınca, insana ucub yani ibadetlerini beğenmek vesvesesi verir. “Senin gibi akıllı, uyanık kimse var mı? Bu zamanda, herkes gaflet uykusunda iken, sen ibadet yapıyorsun” der. Buna karşılık, “Bu akıl ve uyanıklık, benden değildir, Rabbimin ihsanıdır. Onun ihsanı olmasa, ibadet yapamam” demelidir.
Nefis, inkârdan kurtulup, Allahü teâlânın kaza ve kaderinden razı olursa, Allahü teâlâ da, ondan razı olur. Böylece kendini anlar, büyüklük, kendini beğenmek hastalığından kurtulur.
Netice olarak, kendini ve yaptıklarını beğenen, gelen nimetleri kendinden bilen bir kimse, kibirli olur, işlediği günahları unutur ve günahlarına tövbe edemez hale gelir. Kendini beğenen, nimetleri kendinden bilen kimse, Allahü teâlâyı ve Onun azabını unutur, başkalarından istifade etmekten mahrum kalır ve hiç kimse ile meşveret edemez, kimseye danışmaz. Seyyid Taha-i Hakkari hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Amellerinizi ucub yani kendini beğenmek, ibadeti kendinden bilmek ile örtüp yok etmeyiniz.”
|