iSLami Forum,iSLam Forum,Dini Forum,Dini Konular » iSLam Konuları » Dogru isLam Bilgileri » Günah ruhun yüküdür
kayit ol

Dogru isLam Bilgileri Kur'an'i ve sünneti dogru anlama.Yüce Dinimizin en dogru sekilde emrettigi gibi doru bilgileri ,bu baslik altinda bulabilirsiniz...

Tags: , ,

Günah ruhun yüküdür


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 11-12-2009, 06:13 AM   #1 (permalink)
isLamForumLari.COM
 SeCReT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 2.363
Konuları:
Cinsiyet:
Tecrübe Puanı: 10
SeCReT is on a distinguished road
Standart Günah ruhun yüküdür

Günah büyük olsun küçük olsun ruha yüktür. Kime karşı işlendiğine bakılınca hepsi büyüktür. Az günahı, az sanma kime karşı ona bak, kabilinden. Günah ahir ömürde kelime-i şahadeti söyletmemek için dilde büyük bir ağırlıktır. Sahili ölüm olan hayat denizinde ağır basan, hayat gemisini afallatan fazlalıktır. Günah kabir âleminde sahibine zifiri karanlıktır. Kıldan ince kılıçtan keskin sırat üzerinde omuzlara ağırlık veren külfettir. Günah yüktür, ağırlıktır, külfettir…

İsyanın zahiri olanı da batini olanı da günah olarak isimlendirilmiştir. Kalple alakalı olan günahlara batini, diğer azalarla alakalı olan günahlara da zahiri günah denilmiştir. Şeriata muhalif, nefsine muvafık bir kimse için günah kaçınılmaz neticedir.

Dünya sevgisi, heva ve heves denizinde kulaç atan gafil için günah; dalga dalga gelen bir sondur. Allah´tan yüz çevirip batıla dalan hakka meyletmeyenlerin boğulduğu deniz, günah denizinden başkası değildir. Günah kiri, tertemiz ruh sayfasını nokta nokta kirleten siyah bir lekedir. Manevi sinyallerle Rabb-ül âlemini tanımaya çalışan kalbin irtibatını kesen katmerli bir pas kütlesidir.

İnsaf penceresinden hakikat âlemini biraz seyretmeye çalışırsak neler görürüz acaba. Nefislerimizin ve heva-heveslerimizin bulandırıp kirlettiği hakikate açılan şu pencereyi istiğfarla silerek hakikat âlemine şöyle bir müşahede edelim ve kendi kendimize soralım.

Gördüğümüz şu mülkün sahibi, hükümdarı kimdir? Yediğimiz içtiğimiz envai çeşit şu nimetleri bize veren kimdir? Üzerimizdeki yedi kat göğü direksiz tutan güç kimdir? Kâinatta bizim yaşayacağımız bir dünya bahşeden ve sayamayacağımız kadar çok zahiri ve batini nimetleri veren kimdir? Bütün bu sorulara verilecek cevap bütün noksan sıfatlardan münezzeh, kemal sıfatlarla muttasıf Âlemlerin rabbi Allah-u Telâ´dır.

İşte bütün bu şeylerin neticesi kendisine kulluk edilmeye yegâne layık zatın huzurunda secdeye varıp; Ben nasıl da günah işledim, nasıl da günaha dalmışım demekten kendisini alamaz. Günah mahbubu hakka vasıl olmaya mani bir perdedir. Günahın büyüğü ve küçüğü hususunda çok çeşitli kategoriler yapılmıştır. Bunun üzerinde durmadan her çeşidiyle günahtan kaçınmanın lüzumunda yoğunlaşmamız lazımdır.

Günahın en çirkin olanı hafife alınarak işlenen günahtır. İşlenen günahla övünmektir. Mesela haktan gafil olmak günahların sebebidir. Gafletten daha tehlikeli olan ise kişinin gafil olduğundan da gafil olmasıdır.

İnsan ruhlar aleminde verdiği ahdi unuttukça gaflet kalbine sirayet eder. Gaflet yoğunlaştıkça kalbini istila eder. Ve sonuç olarak günah üzerine günah işlemek kişiye dünyadaki bela ve musibet olarak yeterde artar bile. Kişi günaha düşmeme noktasında ne kadar hassas olursa o ölçüde günahtan uzak kalacaktır. Bu hususta Hasan-ı Basri şöyle buyuruyor: “Kulun günaha düşmemeye özen göstermesi onu terk etmeye davet eder. Günahı işlerse tövbe etmeye sev keder.“

Muhyiddin Arabi der ki: “Velilerin bir kısmına günahın sebebi nedir?” diye sorulduğunda şöyle buyuruyorlar: Gözün haram ve şehvetle bakılışıdır.” Bu tabir kadınları şehvetleri tahrik edecek bir şekilde kendilerini izhar ettiği toplumlar için göz ve bir bakış günaha açılan ilk pencere olma noktasında ne kadar da etkindir.

Günahların hem dünyada hem kabirde hem de ahirette zarar ve cezası vardır. Faiz yiyen, fuhuş yapan, rüşvet alıp veren, insanların haklarına tecavüz eden, yalancı şahitlik yapan, zulmeden ve envai çeşit günahla Haktan sapan kişi! Şunu unutma ki yaptığın her şeyi kaydeden görevli melekler vardır. Sen her an gaflet içerisindesin ama bir an bile senden ve yaptıklarından gafil olmayan Kiramen Katibin Melekleri var. Her günahın nevine has olmak kaydıyla kişi cürümünü dünyada çekmeye başlar. Mesela faiz alıp vermekte ısrarcı olan bir kimse daha dünyadayken Allah ile harbe girişmiş bir kimsedir.

Kişi günaha daldıkça ruh dünyasında bir sıkıntı bir daralma hisseder. Geniş ev ve mekânlar günah kiriyle huzursuzlaşmaya başlar. Elini ve uzuvlarını dünya için eskiten dünya sevgisi sarhoşluğuyla maskara olmaktan kurtulamaz.

Kabir hayatında kişi ya nimet içerisinde veya azap içerisinde olur. Kabir sahibine ya Cennet Bahçesi veya Cehennem çukurudur. Osman (ra) en çok kabir hatırlatılınca ağlar sebebi sorulunca da şöyle buyururmuş: Ben Rasulullah´tan şöyle derken işittim; “Kabir, ahiret menzillerinin ilkidir ondan kurtulan için ilerisi daha kolaydır. Ondan kurtulamayanlar için ise ilerisi daha da zordur. Kişi kabrine konulduğu zaman onun yalnızlığını giderecek dost yalnızca güzel amelleridir.”

Ahiret yurdu hesap yurdudur. İyinin kötünün belli olduğu gündür. Salih amelleri terk edip de günaha batanların feryadı figan kopardığı gündür. Pişmanlığın faturasının azaptan başka karşılığının olmadığı andır. Dünyada ekilen günah tohumlarının çok acı olan meyvelerinin biçildiği hasat mevsimidir. Tövbe ve istiğfar ile kararmış gönüller cilalanırken bir yandan da Salih amelleri çokça işleyerek gönlün gıdası verilmesi gerekir. Kişi kendisini Hak ile meşgul etmezse onu mutlaka batıl meşgul eder. Ciddiyetle günahlardan tamamen sıyrılmaya azmeden kişi Salih amellerle ruhunun gıdasını vermezse kısa zamanda eski günahların bataklığında tekrar kendisini buluverir.

Günahın her çeşidine dalmış kul; Alemlerin Rabbinin şu hitabına kulak verip hala günahı terk edip Tövbe etmeyecek mi? Evet, “kim bir günah işlemiş de kendi günahı kendisini her yandan kuşatmış ise, işte öyleleri ateş ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar.” ( Bakara 81)
Kuran-ı Kerimin “Kendilerine hainlik edenleri savunma. Muhakkak Allah hain günahkârları sevmez.” ( Nisa 107) hitabını dikkate alıp irkilmeyecek mi?

Günah işlemede, düşmanlıkta ve haram yemede birbirleriyle yarış edenler yaptıkları işin ne kadar kötü olduğunun farkına varmayacaklar mı?“Onlardan çoğunu, günah işlemede, düşmanlıkta ve haram yemede yarış ederken görürsün. Bu yaptıkları şeyler ne kötüdür!” (Maide 62)



--------------------------------------------------------------------------------
Günahtan sakınma yolları
Günahları terk etmeye yardımcı olan şeylerden bir kısmını şu şekilde sıralaya biliriz:

1- Dua etmek; Şüphesiz ki dua en büyük ilaçtır.
2- Gece ve gündüz samimiyetle günaha düşmemeye azmetmek.
3- Günahı asla hafife almayıp akıbetinin felaket olduğunu akıldan çıkarmamak.
4- Günaha düşürecek sebepleri terk etmek ve günah mahallerinden uzak durmak.
5- Kötü arkadaş çevresinden kurtulmak.
6- Ölümün ansızın gelivereceğini unutmamak.
7- Kabirlere ara ara ibret almak için ziyarette bulunmak.
8- Müzan başında amellerin tartılacağı o günkü hali tasavvur etmek.
9- Huzurunda hesaba duracağı Rabbül Alemine karşı halinin nasıl olacağını tefekkür etmek.
10- Her azanın yaptıklarını bizzat kendisinin dillendireceğini tahayyül etmek.
11- Salih Amellerin işlendiği meclisleri arayıp bulmak.
12- İlim öğrenmenin faziletini idrak edip vaktin çoğunu faydalı ilimle geçirmek.
13- Muteber enbiya ve evliya kıssalarını çokça okumak.
14- Beni, Şeytan da davet ediyor Allah da davet ediyor acaba şu halimle hangi davete icabet ediyorum diye düşünüp nefis muhasebesi yapma




SeCReT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Sistem Bilgisi ve Linkler Site Durumu