Müslüman müslümana beddua etmez
Bir gün devlet büyüklerinden biri, düşman olduğu birisinin zarar görmesini istemiş; bu niyetle İbrahim Gülşenî’ye gelip, o zatın zarar görmesi için beddua etmesini istemişti. İbrahim Gülşenî de, “İşi Allah Teala’ya havale etmek iyidir. Kin tutarak, öfkelenerek bir Müslüman’a zarar vermeye kalkmak, hatta uğradığı bir zarara sevinmek câiz değildir.” buyurdu.
İbrahim Gülşenî’den, arzu ettiği neticeyi alamayan o zat, atına bindi, başka birinden yardım almak niyeti ile yola çıktı. Yolda at şahlanarak doğruldu. O zat da attan düşüp bayıldı. Görenler yetişip o haliyle evine götürdüler. Kendine gelince, yanındakilere: – İbrahim Gülşenî’ye gidin. Ben tevbe edip pişman oldum. Beni affetsin, diyerek İbrahim Gülşenî Hazretleri’ne haber gönderdi. İyi olup ayağa kalkınca da bizzat İbrahim Gülşenî Hz.leri’nin dergahına vardı. Huzurunda tekrar tevbe edip, onun sadık talebelerinden biri oldu
|