Ali b. Rebîa anlatıyor: “Bir keresinde Hz. Ali (ra) beni binitinin arkasına bindirip Harre tarafına götürdü, başını göğe doğru kaldırdı ve, “Allah’ım, günahlarımı bağışla, günahları senden başka kimse bağışlayamaz.” diye duâ ettikten sonra bana bakıp güldü.
Ben: Ey Mü’minlerin Emîri! Rabb’ine istiğfar etmen, sonra da bana bakıp gülmen nedir, bir şey anlayamadım) dedim.
Hz. Ali (ra): Resûlullah (sas) da beni terkisine almış, Harre tarafına getirmiş, başını göğe doğru kaldırmış, “Allah’ım, günahlarımı bağışla, günahları senden başka kimse bağışlayamaz.” diye istiğfarda bulunmuş, bilâhare bana bakıp gülmüştü. “Yâ Resûlallah! Rabb’ine istiğfarda bulunman ve bana bakıp gülmenden bir şey anlayamadım” dediğimde şu cevabı vermişti: Rabb’im, günahları kendisinden başka bağışlayacak bir kimsenin olmadığını kulunun bilmesinden hoşlanıp güldüğü için ben de güldüm!” (İbn Ebî Şeybe’den