Kâinatın her zerresinde Cenab-ı Hakk’ın isim, sıfat, fiil ve şuûnâtıyla tecelliyatı var. Herhangi bir santimetrekare bile düşünemeyiz ki, ilim, kudret ve İlahi hakimiyetin dışında olsun. Cenab-ı Hakk’ı (hâşâ) kâinattan dışarıda tutmak mümkün değil. Bu açıdan, O’nun (cc) “tapulu arazisi” olan kâinata “gecekondu kurup”, O’nun rızası dışında tasarrufta bulunmak da riskli bir durum oluşturuyor. Hele hayatını O’nun rızasını ve Habibi’nin (sas) şefaatine nail olmaya odaklamış mü’minler için böyle bir şeyi düşünmek bile mümkün değil. Kul, kapsamlı bir şekilde tüm kâinatı kuşatan küllî irade karşısında sadece cüz’i ve küçük bir iradeye sahiptir. Dünyaya gönderiliş amacı ve imtihanın özü de kendisine verilen bu küçük hediye ve özelliği yine asıl sahibi olan Zât-ı Zülcelal’e satarak fani olan bu yetenek ve özelliği ebedileştirmektir. Kişi, emanet olarak verilen şeyleri kendine mâl etse, egosunu merkeze alsa, her şeyini, tüm fikriyatını enaniyetine oturtsa kısacık dünya hayatından sonra onu büyük bir hüsran bekleyecektir. Cenab-ı Hak, “Bana satın, ebedileştireyim.” diyor. O, kullarına şefkatiyle manen şöyle muhatap oluyor: “Bakın kâinata ve kâinattaki küllî irademe, bütün isimlerime, sıfatlarıma ve onun tecellilerine. Tefekkür edin, aklınızı, kalbinizi çalıştırın, nasıl bir Yaratıcı ve küllî bir iradeyle karşı karşıyasınız anlayın. Size cüz’i bir akıl verdim ki benim aklımın büyüklüğünü anlayasınız diye. Size cüz’i bir kudret verdim ki benim külli kudretimi anlayasınız diye. Size cüz’i bir ilim, hikmet, görmek, duymak, bilmek, anlamak, vs. kabiliyetlerini verdim ki benim külli tecelliyatımı anlayabilesiniz diye. Yoksa size, enaniyet duygusunu firavunlaşın, nemrudlaşın, beni isim ve sıfatlarımın tecelliyatıyla kainattan kovasınız diye değil. Kendi sıfatlarımdan sizlere numuneler verdim ki, benim haşmetli, dehşetli ve akıllar almayan saltanatımın büyüklüğünü kavrayıp hemen secdeye kapanasınız diye.” İfadelerdeki kusurdan dolayı Allah affetsin, ancak Kur’an’dan ve Efendimiz’in hadis-i şeriflerinden anlaşılan mesaj özet olarak bunu ifade ediyor